Kurtçuklar, sinek larvaları olup, yumuşak, bacaksız gövdeleri ve çürümüş et, bitki gibi bozulan organik maddelerle beslenme yetenekleriyle bilinmektedir. Görüntüleri rahatsızlık verse de, meyvelerdeki larvaların kazara yutulması genellikle sağlık sorunlarına yol açmamaktadır. Ancak, kontamine yüzeylerden taşıdıkları bakteriler nedeniyle tüketimlerinin riskli olabileceği belirtildi. Belirli kültürler bu organizmaları bir lezzet veya geleceğin protein kaynağı olarak görse de, günlük beslenmede varlıkları genellikle yetersiz hijyen veya gıdaların bozulduğunun bir işaretini aktarmaktadır. Larvaların kendisinin tüketimi mutlaka zararlı olmasa da, organizma kurtçukların daha önce sindirdiği maddelerle veya dışkı, çürümüş et gibi yaşadıkları ortamla kontaminasyon riskine maruz kalabileceği açıklandı. Kurtçuk bulaşmış meyvelerin çürüdüğü ve bakterilerle dolu olduğu vurgulandı. Diğer önemli riskler ise şunlardır: Miyaz, kurtçukların hayvanların canlı dokusunu ele geçirip beslenmesiyle ortaya çıkan bir enfeksiyon olarak belirtildi. En sık tropikal ve subtropikal ülkelerde görüldüğü kaydedildi. Özellikle iyi ağız hijyeni sağlamakta zorlanan kişilerin risk altında olduğu, larvaların ağızdaki hijyenin kötü olduğu bölgelere yerleşebileceği bildirildi. Kurtçuk yemek, miyazın derinin altında daha sık görülmesine rağmen, iç organları ve dokuları da larvalara maruz bırakmaktadır. Miyaza neden olan kurtçukların mide ve bağırsaklarda, hatta ağızda yaşayabileceği aktarıldı. Bu durumun ciddi doku hasarına yol açabileceği ve tıbbi yardım gerektirdiği açıklandı. Miyazın bulaşıcı olmadığı vurgulandı. Ağızda larvaların genellikle görünür olduğu kaydedildi. Kurtçuk veya kurtçuk bulaşmış yiyecekleri yemek bakteriyel zehirlenmeye neden olabilir. Özellikle larvaların dışkıyla temas etmiş olması durumunda, kurtçuk içeren çoğu gıda tüketim için güvenli olmadığı belirtildi. Bazı ev sineklerinin hayvan ve insan dışkısını, çöpü veya çürümüş organik maddeleri üreme yeri olarak kullandığı aktarıldı. Bu durumda, kurtçukların Salmonella enteritidis ve Escherichia coli bakterileriyle kontamine olabileceği açıklandı. E. coli enfeksiyonu belirtilerinin benzer şekilde salmonella belirtileri ile de görülebileceği vurgulandı. Her iki durumun da kanlı dışkı ve yorgunluğa neden olabileceği belirtildi. Bazı kişilerin kurtçuklara alerjisi olabileceği kaydedildi. Belirli larva türlerinin, balık avı için canlı yem olarak kullanan veya iş yerinde maruz kalan kişilerde solunum ve astım semptomlarına neden olduğu belirtildi. Kontak dermatit vakalarının da görüldüğü aktarıldı. Alerjik reaksiyonun, alerjisi olan yiyeceklere maruz kalmış veya bunları tüketmiş larvaların yenmesi durumunda ortaya çıkabileceği vurgulandı. Kurtçukların sürdürülebilir bir protein, iyi yağlar ve eser element kaynağı olabileceği belirtildi. Bilim insanlarının, kurtçukları dokulu protein veya insanlar için sürdürülebilir atıştırmalık üretmek amacıyla kullanma olasılığını araştırdığı kaydedildi. Kurşutulmuş, pişirilmiş veya toz halindeki kurtçukların yenilmesinin, bütün, işlenmemiş larvaları yemekten daha güvenli olduğu açıklandı. İşlemin mikropları, parazitleri ve bakteri sporlarını ortadan kaldırdığı bildirildi. Bu şekilde larva üretiminin, insan tüketimi için et üretimine göre çevre üzerinde daha az etkiye sahip olacağı vurgulandı. Ancak, risklerin hala devam ettiği ve potansiyel faydaları aşabileceği belirtildi. Larva tüketimiyle ilişkilendirilebilecek olağandışı semptomların ortaya çıkması durumunda acil doktor muayenesi gerektiği vurgulandı. Özellikle tropikal bölgelerde veya düşük sıhhi standartlara ve güvenli olmayan beslenme koşullarına sahip ülkelerdeyken şikayetler ortaya çıkarsa tıbbi yardımın öncelikli olduğu açıklandı. Günlük yaşamda büyük miktarlarda larvalara genel maruziyetin çok nadir olduğu ve meyve yoluyla tek bir örneğin kazara alınmasının genellikle sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmadığı kaydedildi. Evde sinek ve larvalarının ortaya çıkmasını önlemenin temel hijyen önlemleri ve gıdaların doğru şekilde saklanmasına dayandığı belirtildi.