Sırbistanlı astrolog Mişel de Nostradamus'un, "Proroçuluklar" adlı kitabındaki dörtlüğleri yeniden gündemde. Yeni yorumlamalar, Nostradamus'un dijital çağın geleceğini tahmin edip etmediğini sorguluyor.

Nostradamus 1555 yılında "Bilgisayar" veya "Yapay Zeka" gibi kavramları kullanamıyordu. Ancak, bu kavramların bugün bildiğimiz şekliyle var olan bir geleceği tasvir ediyor olabilir.

İşte hala merak uyandıran ve büyük dikkatle yorumlanan dörtlükler:

“Tam ay yüksek bir dağın üzerinde, yalnız bir zekâ onu görür, Öğrencileri ölümsüz olmaya çağrılır, Gözleri güneye, elleri göğüslerine, bedenleri ateşte.”

"Yalnız zekâ", "yeni bilge" ve "ölümsüz öğrenciler" gibi terimler, Nostradamus'un yapay zekayı sembolik olarak tarif ettiğini düşündüren spekülasyonlara yol açtı.

Bazı modern yorumcular "yalnız zekâ"yı merkezi bir yapay zekaya, "yeni bilgeyi" ise yapay zekanın işleyişini ve teknolojisini temsil eden bir kavrama bağlamaktadır. Bu yorumlara göre "ölümsüz öğrenciler", sürekli gelişen dijital bilinç veya makine öğrenmesi sistemlerini temsil ediyor olabilir.

Bu tür yorumlar, genellikle Nostradamus'un yapay zekanın ortaya çıkmasını gerçekten tahmin ettiğini gösteren bir kanıt yerine, eski ve belirsiz sözleri günümüz teknolojisiyle ilişkilendiren modern bir bağlam oluşturur.

Ancak tarihçi-bilim insanları bu konuda farklı bir görüştedir. Tarihçiler, "postdiktif" fenomeni olarak bilinen bir eğilimi açıklıyor. Bu, insanların eski, belirsiz ve ikili ifadelerde kendi zamanlarının olaylarını sonradan tanımlama eğilimidir. Başka bir deyişle, Nostradamus'un dörtlüğü herhangi bir yıkımı öngörmez; modern insanlar bu sözlere günümüz teknolojik meraklarını yüklemektedirler.

Bu hikayenin en önemli mesajı, yapay zekanın doğası gereği kötü olmamasıdır. Yapay zekanın etkisi geçmişten gelen karanlık kehanetlerle değil, onu yaratan, yönlendiren ve kullanan insanlar tarafından belirlenir.

Dünya teknoloji sahnesindeki önde gelen isimleri arasında Anthropic ve OpenAI'nin eski araştırmacıları olan Jake Jackson, Dario Amodei, Sam Altman ve Elon Musk gibi isimler, güvenlik mekanizmalarının teknolojik gelişme hızını takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Araştırmacı Nate Soares ayrıca insanlar ve gelişmiş sistemler arasındaki kapasite farkının, denge ve sorumluluk gerektiğini belirtiyor. Yapay zeka güvenli ve etik bir şekilde geliştirildiğinde, insanlığın en büyük ilerlemesini sağlayabilir.