Sıcak havalarda yaşanan nefes darlığının sık rastlanan ve bir dereceye kadar normal kabul edilen bir semptom olduğu belirtildi. Çoğu durumda kısa nefes alıp vermenin, vücudun serinleme sürecine doğal bir fizyolojik yanıt olduğu ancak aynı zamanda ciddi bir tıbbi acil durumun erken uyarı işareti olabileceği vurgulandı. Zira nefes darlığının, sıcak çarpması, kalp krizi ve şiddetli astım ataklarının başlangıç semptomu olabileceği açıklandı. İnsan vücudunun son derece dayanıklı olmasına rağmen, aşırı sıcakların vücudun soğutma sistemi üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu kaydedildi. Sıcaklıklar yükseldiğinde vücudun, kararlı bir iç sıcaklığı korumak için fazladan çalışması gerektiği ifade edildi. Sıcak havanın soğuk havadan daha fazla nem içerebileceği belirtildi. Hava hem sıcak hem de nemli olduğunda, havanın daha ağır hissedildiği ve ağır havayı solumanın solunum kasları için daha fazla çaba gerektirdiği aktarıldı. Yüksek nemin terin hızlı buharlaşmasını engellediği, bunun da vücut ısısında artışa ve kalp atış hızının yükselmesine neden olduğu bildirildi. Daha hızlı kalp atışlarının vücudun oksijen ihtiyacını artırdığı ve bunun da sıcak havalarda doğrudan nefes darlığına yol açabileceği açıklandı. Yaz sıcaklarının genellikle durgun havayı beraberinde getirdiği, bu durumun kirleticileri yere daha yakın tuttuğu kaydedildi. Yoğun güneş ışığı, yüksek sıcaklıklar ve kimyasal emisyonların birleşimiyle, dumanın ana bileşeni olan yer seviyesi ozonunun oluştuğu belirtildi. Ozon solumanın solunum yollarını ciddi şekilde tahriş ettiği, hava yollarında iltihaplanmaya neden olabileceği, akciğer kapasitesini önemli ölçüde azaltarak normalde sağlıklı kişilerde bile ciddi solunum güçlüklerine yol açtığı vurgulandı. Sıcaklara karşı ciddi bir reaksiyonu veya tıbbi bir acil durumu gösteren semptomlar konusunda uyarılar yapıldı. Eğer nefes darlığının aniden, şiddetli bir şekilde ortaya çıktığı veya yukarıda belirtilen uyarı semptomlarından herhangi biriyle birlikte görüldüğü durumlarda beklenilmemesi, hemen acil yardımın aranması gerektiği kaydedildi. Astım veya KOAH hastası olan bir kişinin, acil durum inhalatörlerinin veya reçeteli ilaçların beklenen süre içinde rahatlama sağlamaması durumunda da acil tıbbi müdahalenin gerekli olduğu belirtildi. Ciddi solunum sorunlarını görmezden gelmenin hayati tehlike oluşturabileceği vurgulandı. Sıcak çarpması, kalp krizi ve şiddetli astım ataklarının başlangıçta nefes darlığı olarak kendini gösterebileceği ifade edildi. Hem anksiyetenin hem de sıcaklığın hızlı nefes alıp vermeye ve göğüste sıkışmaya neden olabileceği aktarıldı. Ancak sıcaklığın neden olduğu sorunların genellikle sıcak bir ortamda fiziksel eforla doğrudan ilişkili olduğu ve serin bir alanda düzeldiği kaydedildi. Klima bulunan bir odada dinlenmenin semptomları hafifletmemesi durumunda yardım alınması gerektiği belirtildi.