Sırbistan'da kırsal turizm son üç yılda hızlı bir büyüme kaydetti. Turizm ve Gençlik Bakanlığı ile Cumhuriyet İstatistik Kurumu'nun (RZS) resmi verilerine göre, kırsal turizmi destekleyen sistematik düzenlemenin kabul edilmesinden önce ülkede yalnızca 600 kayıtlı köy turizmi işletmesi bulunuyordu. Bugün kategorize edilmiş işletme sayısı 1.950'yi aşmış durumda ve kırsal bölgelerdeki kayıtlı yatak kapasitesi sürekli artarak ulusal turizm hareketliliğinde giderek daha önemli bir pay oluşturuyor.
Sektöre asıl ivmeyi devletin sistematik desteği sağladı. Turizm ve Gençlik Bakanlığı son üç yılda kırsal turizmin gelişmesi için toplam 556 milyon dinar doğrudan hibe ayırdı. Bu kaynaklar, geleneksel köy evleri (vajat), çiftlik evleri (salaş), etno-evler ve bunlara eşlik eden havuz, sauna ve tadım salonu gibi tesislerin inşası, yenilenmesi, donatılması ve kapasitesinin genişletilmesi için kullanıldı.
Devlet, bu eğilimin sürmesi ve ülkede düzenlenecek dünyanın en büyük etkinliği Expo 2027'ye hazırlık amacıyla yalnızca 2027 yılı için ek 150 milyon dinar daha ayırdı.
Devlet sübvansiyonlarının yanı sıra Avrupa Birliği katılım öncesi fonları, özellikle IPARD programı (Tedbir 7) Sırp kırsalının modernleşmesinde kilit rol oynadı. Çiftçiler ve kırsal girişimciler bu program aracılığıyla kırsalda ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi için milyonlarca avro kullandı.
Kırsal turizmin tanıtımındaki en önemli stratejik adım, ulusal dijital platform "Sela Srbije"nin (Sırbistan'ın Köyleri) hayata geçirilmesi oldu. Platform, ülkenin tüm kırsal turizm arzını tek bir yerde toplamayı ve dijitalleştirmeyi amaçlıyor; konaklama kapasitelerinden geleneksel restoranlara, şarap evlerinden doğal güzelliklere ve yerel etkinliklere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Turizm ve Gençlik Bakan Yardımcısı Višnja Rakić, platformun Expo 2027 ile doğrudan entegre edileceğini belirtti. Rakić, "Sela Srbije" platformu aracılığıyla Sırp köylerinin seçkin mutfağını, geleneklerini ve güzelliklerini dünyanın dört bir yanından gelen konuklara göstermeyi amaçladıklarını söyledi. Fuar sırasında yüz binlerce yabancı ziyaretçinin bu köyleri ziyaret ederek otantik misafirperverliği deneyimlemesini beklediklerini ifade etti.
Pazar yapısı da modern "şehirden kaçış" taleplerine ve glamping eğilimine paralel olarak hızla değişiyor. Batı Sırbistan ve Šumadija bölgesinde Kosjerić, Mionica, Ivanjica ve Arilje çevresi işletme sayısında öne çıkıyor; buralarda geleneksel köy evleri, ahşap kulübeler ve organik gıda sunuluyor. Šumadija ise şarap ve gastronomi turizminde ağırlığını koruyor.
Vojvodina'daki salaşlar da dönüşüm geçirdi. Novi Sad, Sombor ve Subotica çevresindeki geleneksel çiftlik evleri; havuzlu, ahırlı ve üst düzey restoran hizmeti veren lüks mekânlara dönüştürüldü. Doğu ve Güney Sırbistan'da ise Stara Planina, Sokobanja ve Pirot çevresi, el değmemiş doğa, macera turizmi ve coğrafi işaretli ürünler (Pirot peyniri, "peglana" sucuğu) sayesinde genişliyor.
Sektörün önündeki sorunlar da sürüyor. Bazı uzak köylerde yerel yolların kalitesi, su teminindeki istikrar ve internet bağlantısı hâlâ yetersiz. Genç kuşaklar aile işletmelerini devralırken, yaşlı ev sahiplerinin rezervasyon platformlarında hesap yönetimi ve dijital pazarlama konusunda eğitime ihtiyacı var. Kırsal işletmelerin yüzde 60'ından fazlası yalnızca ilkbahardan erken sonbahara kadar tam kapasiteyle çalıştığı için kış aylarına yönelik wellness ve mutfak atölyeleri geliştirilmeye çalışılıyor.
Tahminlere göre 2027'ye kadar kategorize edilmiş köy turizmi işletmesi sayısı 3.000'i aşacak. Kırsal turizmin doğrudan ve dolaylı olarak (kapıda tarım ürünü satışı, hediyelik eşya, konaklama ve rehberli turlar) 2027'de 300 milyon avronun üzerinde gelir üretmesi bekleniyor. Dijital entegrasyon sayesinde yabancı konukların rakı damıtma, peynir yapımı veya örgü gibi otantik atölyeleri önceden rezerve edebilmesi öngörülüyor; bunun Sırbistan'ın kültürel mirasını koruyacağı ve kırsal bölgelerden göçü yavaşlatacağı belirtiliyor.
Kırsal turizmin düzenlenmesine merkezi bilgi sistemi E-turista da büyük katkı sağladı. Sistemin sunduğu kolay çevrim içi kayıt ve yatak başına götürü vergilendirme sayesinde, odalarını daha önce kayıt dışı kiralayan binlerce ev sahibi kayıtlı sisteme geçti. Bu durum işletmelere devlet sübvansiyonları ve uygun kredilere erişim imkânı tanırken, devletin turizm hareketliliği ve konaklama vergilerini hassas biçimde kayıt altına almasını da sağladı.