Çikolata öğle yemeği sonrası, stresli bir öğleden sonra kurabiye veya uyumadan hemen önce gizlice mutfağa gitmek her zaman zayıf iradeyle ilgili değildir. Bazen tatlıya duyulan özlem o kadar güçlüdür ki bize vücudumuzun tam olarak o parça keki ihtiyacı olduğunu hissettirebilir. Ancak, vücudumuz genellikle bu konuda çok kesin talepler sunmaz.
Tatlıya olan özlem, baş ağrısı, uyku eksikliği, stres, alışkanlıklar veya tatlı yiyeceklerin sadece hoş bir tada ve kolay erişilebilirliğe sahip olmasıyla ilgili olabilir. Peki, tatlı isteği arkasındaki gizemi nasıl ortaya çıkarırız? Anahtar yasaklamalarda değil, zaman, koşullara ve bu özlemi takip eden duygulara dikkat etmekte yatmaktadır.**
Açlık ve belirli bir yiyeceğe olan özlem aynı şey değildir. Aç olduğumuzda çeşitli besinlerle doyabiliriz. Ancak belirli bir lezzete olan özlemde, örneğin çikolata, dondurma veya pasta gibi çok spesifik bir tat isteyebiliriz.
Bu tür özlemler genellikle bedensel ihtiyaçlar, duygular, çevre ve öğrenilmiş alışkanlıkların bir araya gelmesinden kaynaklanır. Bir tatlı bakmak, fırından gelen koku veya öğleden sonra kurabiye yeme alışkanlığı, ödül beklenmesini tetikleyebilir, hatta vücudun enerjisini gerçekten ihtiyacı olan zamanlarda bile.
Eğer bir öğünü atlarsanız veya gün boyunca yeterince yerseniz, açlık akşam saatlerinde çok daha belirgin hale gelebilir. Beslenme biçimleri hakkındaki kontrollü araştırmalar, bazı kişilerde öğün sayısının azaltılmasıyla birlikte açlığın artması ve doygunluk hissinin azalması olduğunu göstermektedir.
Bu durumda vücut belki de belirli bir besin maddesinin eksikliği nedeniyle değil, hızlı ve enerji dolu bir besin kaynağı arıyor olabilir.
Kurabiye isteğinizi engellemek yerine, o gün ne kadar yediğinizi kendinize sorun. Uykusuz bir gece sonrası brokoli almak pek cazip gelmeyebilir. Araştırmalar uyku süresinin uzatılmasıyla birlikte serbest şeker alımının azaldığını gösteriyor.
Eğer en yoğun tatlı isteğiniz uykusuz gecelerden sonra geliyorsa, çözüm belki de daha erken yatmak olabilir. Tatlı ve yağlı yiyecekler kısa vadede tatmin hissi sağlayabilir, bu yüzden beyin onları hızla ödül, rahatlama veya kaçış yoluyla ilişkilendirir.
Araştırmalar, günlük stres seviyesinin ve yoğunluğunun insanların tatlıya veya çok lezzetli yiyeceklere olan özlemini artırdığını gösteriyor. Ancak herkes strese aynı şekilde tepki vermiyor. Bazıları için stres, iştahı azaltabilir. Kendinize sorun: "Acığım var mı yoksa sadece beş dakika içinde ruh halimi değiştirmek istiyorum mu?"
Bazen cevap gerçekten çikolata olabilir. Diğer durumlarda, kısa bir yürüyüş, bir arkadaşla konuşmak veya ekranlardan uzaklaşarak geçirdiğiniz on dakikalar daha faydalı olabilir.
Belirli yiyecekleri yasakladıkça, zihnimizde daha fazla yer kaplarlar. Kısa ve seçici olarak belirli yiyeceklerden kaçınmak özlemleri artırabilir, ancak farklı beslenme rejimlerinin uzun vadeli etkileri o kadar basit değildir.
Çikolatayı her bir parçasını "kural ihlali" olarak algılarken, durmayı daha zor hale getiririz. Daha faydalı olan, tatlıyı bilinçli ve rahatsız edici olmayan bir şekilde yemektir, örneğin telefonunuzu izlemek yerine veya ertesi gün bunun için kendinizi cezalandırmak gibi hissetmemek.
Her akşam sevdiğiniz dizileri izlerken tatlı yediğinizde, zamanla dizi müziği bile tatlı isteğini tetikleyebilir. Bunun nedeni vücudunuzun saat 9'da aniden glikoz eksikliği yaşaması değil, belirli bir yer, zaman ve tat arasındaki bağlantının öğrenilmiş bir davranış kalıbına dönüşmesidir.
Yiyecek özlemi koşullu bir tepki olabilir ve rutin değişikliğiyle kademeli olarak azalabilir. Örneğin, tatlıyı ne zaman yediğinizi değiştirmek, otomatik olarak tatlıya yönelimi bırakmak veya o anda gerçekten istiyor musunuz diye kontrol etmek yardımcı olabilir.
Öncelikle düzenli ve doyurucu öğünlere dikkat edin. Protein, lif ve yağ kombinasyonu genellikle hızlı bir tatlı atıştırmalığından daha uzun süre tokluk sağlar.
Tatlı isteği hissettiğinizde durun ve şu dört şeyi kontrol edin: Son olarak ne zaman yediniz, uyku kaliteniz nasıldı, ne kadar gerginsiniz ve tatlı isteğinden önce neler oldu? Birkaç gün boyunca bu şekilde izlemek, genellikle öngörülebilir bir desen ortaya çıkarabilir.
Bu arada tatlı yiyecekler beslenmeden tamamen ortadan kalkmaz. Akşam yemeği sonrası bilinçli olarak seçilmiş bir parça kek yemek ve tüm paketin atıştırmalık olarak tüketilmesi arasındaki fark büyük.