Spot: Bliskin Doğu'daki çatışmalar ve Ormus Boğazı'nın kapatılma tehdidiyle dünya enerji piyasası yeniden endişeleniyor olsa da, ham petrol fiyatı şimdilik nispeten stabil kalıyor. Ancak, gerçek sorun dizel yakıtının kıtlığı olabilir, enerji uzmanı Dušan Vasiljević uyarısı.

Içerik: Bliskin Doğu'daki çatışmalar ve Ormus Boğazı'nın kapatılma tehdidiyle dünya enerji piyasası yeniden endişeleniyor olsa da, ham petrol fiyatı şimdilik nispeten stabil kalıyor. Ancak, gerçek sorun dizel yakıtının kıtlığı olabilir, enerji uzmanı Dušan Vasiljević uyarısı.

Vasiljević'e göre, sınırlı rafineri kapasiteleri ve petrol işlemedeki aksaklıklar, ham petrol fiyatından daha ciddi bir baskı yaratıyor.

Ormus Boğazı dünyanın en önemli enerji merkezlerinden biri olmasına rağmen, Vasiljević, piyasasının şimdilik dramatik bir fiyat artışına tepki vermediğini söylüyor.

Ham petrol fiyatı 80 ila 85 dolar arasında hareket ediyor ve bunun bir nedeni de Çin'deki zayıf talebin olması.

Çin şu anda stratejik petrol rezervlerini kullanarak, küresel piyasaya olan baskıyı hafifletiyor.

"Petrol fiyatı beklenen şekilde artmıyor. Bunun temel sebebi Çin'in talebini azaltması ve stratejik rezervlerini kullanması."

Bazı analistler Ormus Boğazının tamamen kapatılması durumunda petrol fiyatlarının 200 doların üzerine çıkabileceğini tahmin ediyor ancak Vasiljević, böyle bir senaryonun sadece ciddi bir gerileme durumunda mümkün olduğunu düşünüyor.

Vasiljević'e göre en büyük risk, gemiler üzerindeki sabotaj ve saldırılardır, bu tür eylemler tamamen önlenmesi neredeyse imkansızdır.

Aynı zamanda Kırmızı Deniz ve İsveç Kanalı'ndaki aksaklıkların sadece enerji sektörünü değil, küresel ticaretini de etkileyeceğini uyarıyor.

Vasiljević'e göre, piyasa paradoksla karşı karşıya.

Petrol yeterli olsa da, dizel üreten yeterince rafineri kapasitesi yok.

Bunun nedenleri şunlardır:

Bu nedenle, dizel fiyatı ham petrol fiyatından çok daha hızlı bir şekilde artıyor.

"Sorun, petrolün olmaması değil, dizelin talep ettiği miktarlarda üretilebilecek yeterli rafineri kapasitesinin olmamasıdır."

Vasiljević, dizelin taşımacılık sektöründe hala önemli bir enerji kaynağı olduğunu hatırlatıyor.

Kamyonlar, gemiler, inşaat makineleri ve büyük bir kısmı hala dizelden çalışan endüstriler bu yakıtla çalışmaya devam ediyorken, ulaşımın elektriklenmesi henüz mevcut tüketimi değiştirebilecek bir seviyeye ulaşmadı.

Bu da, dizel tedariğinde meydana gelen her aksaklığın doğrudan ürün fiyatlarına, lojistiğe ve enflasyona etki ettiğini gösteriyor.

Ukrayna Savaşı hakkında konuşan Vasiljević, Rus enerji altyapısına yönelik saldırıların mevcut türetilen derivat miktarlarını daha da azalttığını belirtiyor.

Rusya, dünyanın en büyük petrol ve yakıt üreticilerinden biri olduğu için, işleme veya ihracattaki herhangi bir gecikme küresel piyasayı etkiliyor.

Aynı zamanda Çin, Rus enerji kaynaklarını daha düşük fiyatlarla satın alma fırsatı bulurken, Avrupa ve geri kalan dünya arzın azalması nedeniyle sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor.

Sırbistan hükümeti, yakıt fiyatlarının artışını hafifletmek için geçici olarak vergileri %20 oranında düşürdü.

Vasiljević, bu ölçünün amacının yakıtı daha ucuzlaştırmak değil, fiyat artışlarını yavaşlatmak ve vatandaşları korumak olduğunu belirtiyor.

Devletin gelirlerinin büyük bir kısmını oluşturan vergi ve harçlardan kısmen vazgeçerek, hükümet vatandaşların mali yükünü hafifletmeye çalışıyor.

"Vergi indirimi amacıyla yakıtın daha ucuz olması değil, fiyat artışlarının yavaşlatılması ve vatandaşlara destek sağlanmasıdır."

Vasiljević'e göre, hükümetin bu tür bir ölçüyü ne kadar süreyle finanse edebileceği önemli bir soru çünkü vergi gelirleri bütçenin temelini oluşturuyor.

Son yakıt fiyatları, derivatların uluslararası piyasadaki hareketlerine ve yerel pazardaki dizel tedarik kapasitesine bağlı olacaktır.

Vasiljević, gelecek haftalarda yakıt fiyatlarının belirlenmesinde ham petrol fiyatının değil, hazır türevlerin bulunabilirliğinin önemli bir faktör olacağını söylüyor.