Görünüşte önemsiz bir sabah alışkanlığı - veya bu alışkanlığın olmaması - günümüz iş dünyasında en çok aranan özelliklerden birini ortaya çıkarabilir. Yataklarını düzeltmeyen insanlar, sıklıkla düzensiz olarak etiketlenseler de, psikologlara göre daha yaratıcı ve yenilikçi düşünmeye yatkın olabilirler.

Bu sonuca Psychological Science dergisinde yayınlanan ve Minnesota Üniversitesi'nden araştırmacı Kejtlin Vohs tarafından yürütülen bir çalışma işaret ediyor. Araştırma, çevrenin düzensizliği belirli bilişsel süreçleri tetikleyebilirken, düzenli ortamlar daha dikkatli ve geleneksel karar almaya teşvik ettiğini gösteriyor.

Çalışmada belirtildiği gibi, düzensiz bir ortamda bulunmak "şirketler, endüstri ve toplumun daha büyük ölçüde ihtiyaç duyduğu şeyi üretir - yaratıcılık". Araştırmacılar, böyle bir ortamın alışılmış davranış kalıplarından ve katı rutinlerden uzaklaşmaya teşvik ettiğini belirtiyor, bu da yeni fikirlerin ve yeniliklerin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Başka bir deyişle, yatağı hazırlamayan kişi mutlaka tembellik veya disiplinsizlik belirtisi değil, aksine daha esnek bir düşünme biçimine işaret edebilir - birçok işveren tarafından özellikle değer verilen bir özelliktir.

Öte yandan, her sabah yataklarını düzeltmek için güçlü bir ihtiyaç duyan kişiler genellikle düzene ve kontrolü tercih ederler. Uzmanlar, bu kişilerde mükemmellikçilik ve belirli kalıplar dışında olan durumlarda rahatsızlık gibi durumların daha sık görülmesi olduğunu belirtiyor.

Ancak psikologlar, hiçbir yaklaşımın "doğru" veya "yanlış" olmadığını vurgulamaktadır. Farklı işleyiş stilleri söz konusudur - bazıları yapı ve düzende daha iyi çalışırken, diğerleri tam da hafif bir kaos içinde yaratıcılık ve yeni fikirler için alan bulur, bu da modern iş ortamında onlara avantaj sağlayabilir.