Küresel finansal kriz korkusu, ABD'deki büyük bankaların yüksek kârlar ve güçlü sonuçlar bildirmesine rağmen yeniden artış gösteriyor. Finans uzmanları, bu iyimser çeyreklik raporların ardında, finansal sistemi sarsabilecek ciddi riskler bulunduğunu vurguladı. Uzmanlar, özellikle kontrolsüz özel krediler ve karmaşık türev piyasaları nedeniyle potansiyel bir krize karşı uyarıda bulundu. Finans piyasalarında, özellikle de Wall Street'te şu an için panik havası bulunmadığı belirtildi. Aksine, önde gelen bankaların bazı durumlarda %20'yi aşan kâr artışları kaydettiği aktarıldı. Ortadoğu'daki savaşın yol açtığı istikrarsızlıkların ticareti daha da teşvik ederek bankaların gelirlerini artırdığı açıklandı. Bu iyi sonuçlara rağmen, finans dünyasının önde gelen isimleri potansiyel sorunlara karşı uyarıda bulundu. Goldman Sachs'ın eski direktörü Lloyd Blankfein, en büyük risklerin genellikle uzun süreli istikrar dönemlerinde ortaya çıktığını vurguladı. JPMorgan Chase'in başkanı Jamie Dimon da benzer bir görüş belirtti ve 2008 krizi öncesindeki döneme paralellikler kurdu. Ekonomist Kenneth Rogoff ise finans sektöründeki denetimsizliğin yeni bir kriz riskini artırabileceğini kaydetti. Geleneksel bankacılık sisteminin dışında giderek büyüyen özel kredi piyasasının özellikle endişe verici olduğu bildirildi. Bu kredilerin yatırım fonları tarafından, genellikle sıkı bir düzenleme olmaksızın onaylandığı, bunun da kalitelerinin değerlendirilmesini zorlaştırdığı belirtildi. Analistler, temerrüt oranının %8'e kadar çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu nedenle yatırımcıların bu fonlardan giderek daha fazla para çektiği, bunun da piyasa üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı. Ek bir endişe kaynağı olarak, 2008 krizinde kilit rol oynayanlara benzer karmaşık finansal ürünlerin geri dönüşü gösterildi. Barclays dahil büyük bankaların, belirli özel kredi fonlarının çöküşüne karşı bahis yapmayı sağlayan enstrümanlar geliştirdiği açıklandı. Bunların, sorun çıkması halinde krizin yayılmasını hızlandırabilecek kredi türevleri olduğu kaydedildi. Anahtar zorluklardan birinin de düzenlemelerin potansiyel olarak hafifletilmesi olduğu ifade edildi. 2008 krizinden sonra bankalar için kuralların önemli ölçüde sıkılaştırıldığı, ancak şimdi daha düşük sermaye gereksinimleri de dahil olmak üzere bu kuralların gevşetilmesinin düşünüldüğü belirtildi. Aynı zamanda, düzenleyici kurumlardaki uzman sayısının azalmasının endişeleri daha da artırdığına dikkat çekildi. Sorunların sadece bankacılık sektörüyle sınırlı kalmadığı açıklandı. Bugünlerde hedge fonlarının ABD devlet tahvillerinin büyük bir kısmını elinde tuttuğu ve genellikle yüksek borçluluk seviyesiyle çalıştığı belirtildi. Piyasa şokları durumunda, bunun zincirleme reaksiyonlara ve ani varlık satışlarına neden olabileceği vurgulandı. Fonların alacaklıların taleplerini karşılamak için varlıklarını satmak zorunda kaldığı durumlarda benzer senaryoların kısmen yaşandığı aktarıldı. Finansal sistemin 2008 krizi öncesine göre daha dirençli olmasına rağmen, yeni ve eski risklerin birleşiminin uzmanları endişelendirdiği kaydedildi. Özel krediler, karmaşık türevler ve olası düzenleme gevşetmelerinin, elverişsiz koşullarda ciddi bozukluklara yol açabilecek bir ortam yarattığı vurgulandı. Şimdilik uyarılar bir ihtiyat sinyali olarak kalmaya devam etse de, geçmiş deneyimlerin en büyük krizlerin genellikle her şeyin kontrol altında göründüğü zamanlarda geliştiğini gösterdiği belirtildi.