Kolorektal kanser bir zamanlar yaşlıların hastalığıyken, en son rapor alarm veren bir değişime dikkat çekti: Yeni tanı konulan her beş hastadan biri 55 yaşın altında ve rektum kanseri milenyallerin hayatını hızla alıyor. Daha önce genç yetişkinlerde nadir görülen kolorektal kanser (kolon kanseri ve rektum kanserini içeren) teşhisleri, bu yaş grubunda endişe verici bir hızla artış gösteriyor ve rektum kanseri ölüm oranları dramatik bir şekilde yükseliyor. Bu endişe verici veriler, Mayıs ayı başında Chicago'da düzenlenecek 'Sindirim Hastalıkları Haftası' (DDW 2026) konferansında sunulacak ve bir zamanlar gençlerde nadir görülen tanılara yeni bir ışık tutacak. Milenyallerin (1981-1995 doğumlular) ebeveynlerinden daha sık kansere yakalanan ilk nesil olduğu uzun zamandır biliniyor. Ayrıca, doktorlar uzun süredir 50 yaş altı kişilerde kolon kanseri vakalarının arttığı konusunda uyarıyordu. Hatta yakın tarihli bir rapor, kolorektal kanserin artık 50 yaş altı kişilerde kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedeni olduğunu açıklamıştı. Henüz hakemli bir dergide yayımlanmamış ancak yaklaşan DDW konferansının konusu olacak en son araştırma, yeni kolorektal kanser vakalarının beşte birinin artık 55 yaşın altındaki kişilerde görüldüğünü bildirdi. Aynı zamanda, rektum kanseri ölümlerinin otuzlu ve kırklı yaşlardaki kişiler arasında arttığı, bu yaş grubunda ölüm oranlarındaki artışın kolon kanserini çok geride bıraktığı belirtildi. Çalışmanın baş yazarı, SUNY Upstate Tıp Üniversitesi gastroenteroloji uzmanı Dr. Mitili Menon Patijil, 'Değerlendirmemize göre, 35 ila 44 yaş arası yetişkinlerde kolon kanseri mortalitesi her yıl yaklaşık yüzde yarım gibi yavaş bir şekilde artıyor. Rektum kanseri ölüm oranları ise yılda neredeyse yüzde 2 ile çok daha hızlı yükseliyor' diye kaydetti. Dr. Patijil, 'İlk bakışta sayılar mütevazı görünse de, endişe sadece bugün ne kadar ek ölüm olduğu değil, eğrinin yanlış yönde hareket etmesi ve genç, düşük riskli kişilerde hızlanmasıdır' diye vurguladı. Ayrıca, rektum kanseri vakalarının daha hızlı artmasının, kolon kanserini daha az endişe verici hale getirmediğini de belirtti. Pativil ve meslektaşları bu çalışma için 1999-2023 yılları arasındaki ABD federal ölüm veritabanını kullanarak 20 ila 44 yaş arası yetişkinlerde erken başlangıçlı kolorektal kanserden kaynaklanan ölümleri analiz etti. Bilim insanları, makine öğrenimi bilgisayar programı kullanarak, 35 ila 44 yaş arası (milenyal neslin çekirdeği) yetişkinler arasında rektum kanseri mortalitesinin 2035 yılına kadar artacağını, aynı yaş grubunda kolon kanseri mortalitesinin ise daha yavaş artacağını hesapladı. Stanford Sağlık Merkezi'nde kolorektal ve genel cerrahi doçenti Dr. Cindy Kin, 'Bu kanserlerin genç yetişkinler arasında artması şaşırtıcı, çünkü kolorektal kanserin nispeten yavaş büyüdüğünü düşünüyorduk, bu da bizi bu kanserlerin daha da erken yaşlarda başlayıp başlamadığını sorgulamaya itiyor' diye aktardı. Rektum kanseri mortalitesindeki bu artışın nedenleri bilim insanları tarafından henüz tam olarak anlaşılamadı ve konu daha fazla bilimsel araştırma gerektiriyor. Dr. Kin, 'Bir varsayımda bulunursam, artış kronik maruziyetin, büyük olasılıkla gıdalardaki maruziyetin bir sonucu olabilir, bu da kronik iltihaplanmaya veya bağırsaktaki sağlıksız bir mikrobiyoma yol açarak kanser hücrelerinin gelişimine neden olur' diye açıkladı. Beslenmenin yanı sıra, önceki araştırmalar yetersiz egzersiz, obezite, tütün ve alkol kullanımının kolon ve rektum kanseri riskini artırabileceğini gösterdi. Dr. Patijil, 'Genç yetişkinler kolon veya rektum kanseri için rutin olarak taranmaz, bu nedenle semptomlar genellikle göz ardı edilir veya stres veya hemoroit gibi iyi huylu nedenlere bağlanır. Bu durum, ileri evre teşhisine yol açar ve tek başına ölüm oranlarının artmasının bir nedeni olabilir' diye ekledi. Erken evrelerinde kolorektal kanser genellikle hiçbir belirti göstermez, bu nedenle rutin taramalar hayati önem taşır. Belirtiler ortaya çıktığında, kolon ve rektum kanserinin yaygın belirtileri şunlardır: Anüsten kanama, hemoroit, kolorektal kanser ve anal kanserin ortak bir belirtisidir ve bu kanama, kanın rengine, görünümüne ve ne zaman ve nerede meydana geldiğine göre ayırt edilebilir. Ayrıca, bilim insanları 50 yaş altı kişilerde kolorektal kanserin dört uyarı işaretini keşfetti. Kolon ve rektum kanseri, her ikisi de kalın bağırsağı etkilediği için genellikle kolorektal kanser olarak gruplandırılırken, rektum vücudun dışına daha yakındır. Benzer semptomlara neden olsalar da, bunlar farklı kanserlerdir. Queens, New York'taki Episkopal Sağlık Hizmetleri'nde kolorektal ve genel cerrahi uzmanı Dr. Rachel Gordon, 'Rektum kanseri semptomları, vücudun dışına yakın konumu nedeniyle kolon kanseri semptomlarından daha kolay belirgin olabilir. Bir kanser tümörü rektumu gerdiğinde, onu hissetme ve dışkılama zorluğu yaşama veya anal veya pelvik ağrı çekme olasılığınız daha yüksektir' diye açıkladı. Kalın bağırsakta daha fazla esneme alanı vardır ve vücudun daha derinlerindeki kanseri tespit etmek daha zor olabilir. Dr. Kin, 'Kolon kanserinde, dışkıda veya tuvalet kağıdında parlak kırmızı kan fark etme olasılığınız daha düşüktür, çünkü kolon kanserinden kaynaklanan kan, dışkı anüse ulaşmadan önce dışkıyla karışmaya zaman bulur. Kolon kanseri siyah dışkıya daha yatkındır' diye aktardı. Rektum kanseri ve kolon kanseri birçok benzerliğe sahip olsa da, tedavileri oldukça farklıdır. Bunun temel nedeni, rektumun diğer organlardan ve yapılardan ayrılmış olmasıdır. Dar bir alanda bulunur, bu da rektum kanserini çıkarmak için yapılan ameliyatı zorlaştırabilir. Bağırsak duvarının kas tabakasına veya yakındaki lenf düğümlerine ulaşan rektum kanseri, genellikle önce radyasyon ve kemoterapi ile, ardından gerekirse ameliyatla tedavi edilir diye açıkladılar Dr. Kin ve Dr. Gordon. Organın çıkarılmasına gerek kalmadan rektum kanserini tedavi etmeye yönelik yeni bir yaklaşıma ilişkin klinik deneyler devam ediyor. Doktorlar, 'Bu, tedavinin genellikle ameliyatla başlayıp, kanser lenf düğümlerine yayılmışsa kemoterapi ile devam ettiği çoğu kolon kanseri türü için kullanılan yaklaşımdan farklıdır' diye belirtti. Metastatik kolorektal kanser (kanser vücudun uzak bölgelerine yayıldığında) için her iki kanser türünde de tedavi genellikle kemoterapi ile başlar. Amerikan Kanser Derneği, ortalama risk taşıyan kişilerin 45 yaşında düzenli taramalara başlamasını tavsiye etti. Ancak, riskin arttığı kişilere çok daha erken bir doktora danışmaları öneriliyor. Dr. Gordon, 'Bazı durumlarda kolonoskopi eşiğini 45 yaşından daha genç bir yaşa indirdim. Eğer otuzlu yaşlarında rektal kanama şikayetiyle gelen biri olursa, kanseri ekarte etmek için kolonoskopi önereceğim' diye vurguladı. Kanserin erken teşhis edilmesi durumunda prognoz genellikle iyidir, ancak hastalık yayıldıkça sağkalım oranları düşüyor. Kolonoskopi 'altın standart' olmaya devam ederken, Dr. Patijil, esnek sigmoidoskopinin daha fazla kullanılmasının da tespitlere yardımcı olabileceğini belirtti. Amerikan Kanser Derneği şu adımları tavsiye etti: Dr. Patijil, 45 yaş altı kişilerde rektal kanama ve bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin otomatik olarak hemoroit veya strese atfedilmemesi gerektiğini vurguladı. Dr. Patijil, 'Bu yaş grubunda ölüm oranlarının arttığına dair farkındalık bile, genç yetişkinleri belirtileri tıbbi muayene olmadan göz ardı etmemeye teşvik edebilir' diye kaydetti.