Doğal bir asit olan azelaik asit, arpa, buğday ve çavdar gibi tahıllarda bulunmakta olup antimikrobiyal ve antienflamatuvar özelliklere sahip olduğu belirtildi. Azelaik asit, akne ve rozasea gibi cilt rahatsızlıklarının tedavisinde etkili olup gelecekteki sivilce oluşumunu engelleyebileceği ve gözenekleri bakterilerden arındırabileceği kaydedildi. Azelaik asit cilde jel, köpük ve krem formlarında uygulanır. Etki göstermesi belirli bir zaman aldığı için, genellikle akne tedavisinde dermatologların ilk tercihi olmadığı vurgulandı. Uzmanlar, azelaik asit kullanımı sırasında sıkılaştırıcı veya "derin temizleyici" ürünlerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Bazı kişilerin ilacı günde iki kez uygulaması gerekebileceği ancak bunun doktor talimatlarına göre değiştiği aktarıldı. Bazı kişilerin aktif iltihaplanmaların yanı sıra akne izlerinin tedavisinde de azelaik asit kullandığı belirtildi. Azelaik asit, hücre döngüsünü teşvik ederek yara izlerinin görünümünü azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, cilt tonunu değiştirebilecek pigmentlerin üretimini sağlayan melanin sentezini de engellediği belirtildi. Diğer topikal ilaçların yavaş iyileşen yara izleri veya lekelerde sonuç vermediği durumlarda azelaik asit uygulamasının faydalı olabileceği kaydedildi. Ancak, bu tedavinin kimler için en uygun olduğunu ve ne kadar etkili olabileceğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu bildirildi. Azelaik asidin hiperpigmentasyon, rozasea ve cilt aydınlatma gibi diğer cilt rahatsızlıkları için de kullanıldığı açıklandı. Akne sonrası iltihaplanma, cildin bazı bölgelerinde hiperpigmentasyona neden olabilmektedir; azelaik asit ise renk değişikliği gösteren cilt hücrelerinin çoğalmasını önlemektedir. 2011 yılında yapılan bir pilot çalışma, azelaik asidin akneleri tedavi ederken aynı zamanda akne kaynaklı hiperpigmentasyonu dengeleyebileceğini bildirdi. Azelaik asidin iltihaplı hiperpigmentasyonu tedavi etmedeki etkinliğini sağlayan özelliği, melanin tarafından renklenmiş cildi aydınlatmasına da imkan tanımaktadır. Azelaik asidin iltihabı azaltabileceği ve bu nedenle rozasea semptomları için etkili bir tedavi olduğu belirtildi. Klinik çalışmalar, azelaik asit jelinin rozaseaya bağlı şişlik ve belirgin kan damarlarının görünümünü iyileştirebildiğini kaydetti. Azelaik asidin bazı istenmeyen etkilere neden olabileceği aktarıldı. Bunlar arasında ciltte yanma hissi, kuruluk, soyulma gibi yaygın etkiler bulunabilir. Belirtilen bu yan etkilerden herhangi birinin ortaya çıkması durumunda, azelaik asit kullanımının bırakılması ve bir doktora başvurulması gerektiği vurgulandı. Dışarı çıkarken güneş kremi kullanmanın her zaman önemli olduğu, ancak azelaik asit uygulaması sırasında SPF ürünlerinin özellikle gerekli olduğu açıklandı. Zira azelaik asidin cildi incelterek güneşe karşı daha hassas ve hasara eğilimli hale getirebileceği belirtildi.