Danimarkalı futbolcu Christian Eriksen'in dün geceki Danimarka-Ukrayna dostluk maçında sahada bayılmasının ardından, göğsüne yerleştirilen minyatür implantabl kardiyoverter-defibrilatör (ICD) cihazı devreye girerek kalp ritmini stabilize etti ve oyuncunun hayatını kurtardı. Bu teknolojik cihazın, kalbi tehlikeli aritmilere karşı koruyarak anında elektrik şoku verebildiği ve adeta hiç uyumayan kişisel bir doktor gibi görev yaptığı belirtildi. İmplantabl kardiyoverter-defibrilatör (ICD olarak da bilinir), yaşam ve ölüm arasında duran gerçek bir teknoloji harikası olarak tanımlandı. Bu küçük, pille çalışan cihazın, kalp ritmini sürekli kontrol ederek, tehlikeli aritmi sorunlarını tespit ettiği ve ani kalp durmasını ile erken ölümü önlemek amacıyla otomatik olarak tepki verdiği aktarıldı. Kamuoyu, Danimarkalı futbolcu Christian Eriksen'in dün gece Danimarka – Ukrayna dostluk maçında bilincini kaybederek yere yığılmasıyla bir kez daha şok yaşadı. Neyse ki, bu minyatür cihaz görevini yerine getirerek kalp atışını stabilize etti ve futbolcu hakkındaki ilk haberlerin umut verici olduğu açıklandı. Dünya, 2021 Avrupa Şampiyonası'nda Eriksen'in sahada kalp durması yaşadığı anları hatırlıyor. O zaman kendisine hayatını kurtaran, spora geri dönmesini sağlayan ve dün gece de kritik bir rol oynayan bu 'şok kutusu'nun yerleştirildiği kaydedildi. Kardiyoverter-defibrilatör ile kalp pili (peysmeker) cihazlarının aynı olduğuna dair yaygın bir yanılgının olduğu belirtildi. Kalp pilinin esas olarak tehlikeli derecede yavaş kalp atışlarını önlemek için kullanıldığı aktarılırken, ICD'nin ise yaşamı tehdit eden kalp hızlanmalarını, yani ventriküler taşikardiyi veya ventriküler fibrilasyonu durdurmak için tasarlandığı vurgulandı. Birçok modern ICD cihazının aynı zamanda kalp pili işlevini de içerdiği kaydetti. Cihazın, öncelikli olarak kalp durması geçiren hastalara yerleştirildiği, ancak ani kalp durması riski yüksek olan kişilerde de önleyici olarak giderek daha fazla kullanıldığı açıklandı. İstatistiklerin, ani ölüm riskini ilaçlardan daha başarılı bir şekilde azalttığını gösterdiği vurgulandı. Kardiyologların, ICD yerleştirilmesini belirli risk faktörleri taşıyan hastalara önerdiği bildirildi. Cihazın yerleştirilmesinden önce, vücut ve kalp durumunun detaylı bir şekilde kontrol edilmesi için bir dizi kardiyolojik test yapılması gerektiği belirtildi. Operasyonun genellikle transvenöz yaklaşım yoluyla yapıldığı, hastaların müdahaleden önce birkaç saat aç kalması gerektiği ve doktor değerlendirmesine bağlı olarak lokal anestezi veya genel anestezi altında gerçekleştirildiği açıklandı. Cerrahın köprücük kemiği yakınında küçük bir kesi yaparak, subklavyen vene ulaştığı ve buradan kalbe elektrotlar yerleştirdiği, diğer ucun ise pil içeren bir jeneratöre bağlanarak köprücük kemiği altına yerleştirildiği kaydedildi. Cihazın yerleştirilmesinin ardından, hastanın özel ihtiyaçlarına göre test edildiği ve programlandığı, tüm prosedürün genellikle birkaç saat sürdüğü bildirildi. ICD'nin ritim bozukluğuna bağlı olarak iki farklı şekilde tepki verebildiği aktarıldı. Genellikle düzenli kalp atışını sağlamak için tek bir şokun yeterli olduğu, ancak bazı durumlarda hastaların 24 saat içinde iki veya daha fazla şok alabileceği kaydedildi. Kısa bir zaman diliminde üç veya daha fazla elektroşok oluşmasının 'elektrik fırtınası' veya 'aritmi fırtınası' olarak adlandırıldığı vurgulandı. Böyle bir durumda, hastanın cihazın çalışmasını kontrol etmek ve kalp ritmini stabilize etmek için derhal tıbbi yardım alması gerektiği belirtildi. Hastaların genellikle operasyondan bir gün sonra hastaneden taburcu edildiği bildirildi. İlk birkaç gün kesi bölgesinde şişlik ve hassasiyet olabileceği, doktorların ağrı için aspirin ve ibuprofen gibi kanama riskini artıran ilaçların kullanılmaması gerektiğini vurguladığı açıklandı. İyileşme döneminde uyulması gereken bazı katı kuralların bulunduğu kaydedildi. Modern ICD cihazlarının iyi korunduğu, ancak hastaların belirli elektromanyetik radyasyon kaynaklarına dikkat etmeleri gerektiği belirtildi. Ciddi aritmi ile cihazdan gelen şokun birleşmesinin geçici bilinç kaybına neden olabileceği ve bunun araç kullanırken son derece tehlikeli olduğu vurgulandı. Kalp durması geçiren hastaların direksiyon başına geçmeden önce birkaç ay beklemesi gerektiği, cihazın şok vermesi durumunda ise sürüşün tekrar birkaç ay yasaklandığı aktarıldı. Cihazın içindeki lityum pilin, verilen şokların sıklığına bağlı olarak 5 ila 7 yıl arasında dayandığı bildirildi. Doktorların, cihazın çalışmasını ve pil durumunu yaklaşık her altı ayda bir düzenli kontrollerde denetlediği kaydedildi. Pil bittiğinde, jeneratörün rutin, küçük bir operasyonla değiştirildiği ve hastanın aynı gün evine gönderildiği açıklandı. ICD takılı bir hastanın başka, iyileşmez terminal bir hastalığa yakalanması durumunda, cihaz kapatılmadığı sürece elektroşok göndermeye devam edeceği belirtildi.