Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in de vurguladığı gibi, 45 ile 65 yaş arasındaki dönem, "zlatın pencere" olarak adlandırılan ve beynin yaşlanma sürecini belirleyen bir dönemdir. Son araştırmalar, bu dönemin beyni korumak için önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Demansın oluşum mekanizması hala birçok gizemi barındırıyor olsa da, bu durumu hızlandıran veya yavaşlatan faktörler hakkında bilim insanları tarafından giderek daha fazla bilgi ediniliyor. Bu riskler, genetik yatkınlıktan çevresel etkilere kadar geniş bir yelpazede bulunuyor; örneğin hava kirliliğine maruz kalma veya ileri yaşlarda işitme kaybı.

Genetiğe müdahale edilemezken ve çevre kirliliği toplumun sistemik bir sorunu olarak karşımıza çıkıyor, demense riskini artıran birçok modifikasyon faktörü bulunuyor; bunlar bireyin doğrudan kontrolü altında olan sağlık unsurlarıdır.

Amerikan ve Çinli araştırmacılar tarafından yapılan büyük bir çalışma, insanın beyninin yaşlanma hızını etkilemek için elinde önemli güçlere sahip olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, orta yaşta (45 ile 65 yaş arası) uygulanabilecek üç temel faktörü belirlediler; bu faktörler bilişsel düşüşün başlangıcını ve dolayısıyla demensiyi direkt olarak geciktiriyor.

Araştırma ekibi, 12.409 katılımcının sağlık kayıtlarını analiz etti; bu katılımcılar ortalama 26 yıl boyunca izlendi. Hedef, orta yaştaki sağlık durumunun yıllar sonra ortaya çıkacak demense riskini nasıl etkilediğiydi.

"Neurology Open Access" bilimsel dergisinde yayınlanan sonuçlar, orta yaşta üç temel vasküler faktörü kontrol altında tutmanın (45 ile 65 yaş arası) ortalama olarak 12,6 - yani neredeyse 13 ek yıl demensi semptomları olmadan yaşam süresini uzattığını gösteriyor.

Araştırma ekibi, orta yaşta en önemli üç parametreyi şu şekilde sıraladı:

* **Yüksek kan basıncı:** Kronik yüksek tansiyon, beyne giden oksijen ve besin maddelerinin akışını engelleyerek beynin hasar görmesine yol açabilir. * **Diyabet:** Yüksek kan şekeri, damarlarda hasara neden olabilir ve bu da beyne giden kan akışını etkileyebilir. * **Sigara içmek:** Sigaranın içindeki zararlı kimyasallar, damarları tahriş eder ve beyinde hasara yol açabilir.

Bu üç faktörün önemi, doğrudan vasküler sisteme - yani kan damarlarının sağlığına ve esnekliğine olan etkilerinden kaynaklanmaktadır. Kan damarları, kronik yüksek tansiyon, şeker veya sigara dumanından kaynaklanan hasarlardan etkilendiğinde beyne giden oksijen ve besin maddelerinin akışı bozulur; bu da beynin hızla parçalanmasına neden olur.

Bilim insanları, yüksek tansiyon, şeker ve sigara içmenin beyne kumulatif bir etkisi olduğunu belirtiyor. Eğer kan damarları orta yaşta hasar görürse, unutkanlık, oryantasyon kaybı ve bilişsel düşüş gibi sonuçlar yıllar sonra kendini gösterir.

* **Optimal vasküler sağlık, 12,6 ek yıl demensi olmadan yaşam süresini uzatabilir.** Bu zaman dilimi içindeki risk ifadesi, insanların zamanında önleyici adımlar atarak hem kalplerini hem de beyinlerini korumaları için net bir motivasyon sunuyor. - Araştırma yazarları

Analizde, katılımcıların cinsiyeti, ırkı, yaşı, fiziksel aktivite düzeyi ve APOE4 geni gibi birçok faktör göz önünde bulunduruldu; bu gen, Alzheimer hastalığı riskini artırdığı biliniyor.

Veriler, üç riski taşıyan kişilerin (yüksek tansiyon, diyabet ve sigara içme) sadece demense başlangıç ​​tarihinin değil, aynı zamanda ölüm oranının da önemli ölçüde daha erken olduğunu gösteriyor. - Science alert

Araştırma doğası gereği her bireyin durumunda doğrudan nedensel bir ilişki kurmuyor; ancak bu bulgular, bu parametrelerin kontrolünün önemine dair güçlü istatistiksel kanıtlar sunuyor.

NYU Langone Health'ten epidemiyolog Dr. Jozef Koreš, bu sonuçların toplumun genelinde uyanış çağrısı yapması gerektiğini vurguladı.

* **Bulgularımız, orta yaştaki insanların beyin sağlığını korumak için bu risk faktörlerinden kaçınmaları gerektiğini gösteriyor.** Demans riski olan 42% oranıyla, bu hastalığın bir sonraki aşamada ortaya çıkma olasılığı yüksektir - Dr. Koreş, araştırmanın baş yazarlarından biri olarak

Araştırmadan elde edilen ilginç bir bakış açısı da vasküler sağlık farklı demografik gruplar üzerinde nasıl etkili olduğunu gösteriyor:

Bilim insanları, bu farklılıkların mevcut sağlık eşitsizliğini gösterdiğini belirtiyor; ancak aynı zamanda tüm popülasyon gruplarına fayda sağladığını vurgulayarak vasküler risklerin azaltılmasının herkes için önemli bir adım olduğunu söylüyor.

Her yıl dünya çapında 10 milyon insan demense teşhisi alıyor ve yaşlanan küresel nüfusla bu sayı artmaya devam ediyor. Bu nedenle, modern tıbbi araştırmalar artık sadece hastalığın ortaya çıkıp çıkmayacağı değil, aynı zamanda ilk semptomların ne zaman görüneceği üzerine odaklanıyor.

* **Bu çalışmalarla birlikte bulgularımız da vasküler risk faktörlerinin demensi yaşama süresine nasıl etki ettiğini gösteriyor.** Bu, bilişsel yaşlanma süreçlerini anlamak için vasküler sağlığın rolünü daha net bir şekilde ortaya koyuyor. - Araştırmacılar

10 ila 13 yıl boyunca hastalığın başlangıç ​​tarihinin ertelenmesi, birçok kişinin hafızalarını ve bağımsızlıklarını koruyarak yaşamlarının çoğunu sağlıklı bir şekilde geçirmelerini sağlayabilir.

* **Bu sonuçların insanların sigarayı bırakmalarına ve 45 yaşından itibaren kan basıncını ve kan şekerini düzenli olarak kontrol etmelerine yardımcı olmasını umuyoruz.** - Dr. Koreş