Sırbistan'da Barbara Ann Karmanos Cancer Institute'da torakal onkoloji multidisipliner ekibinin bir üyesi olan Dr. Halil Šuker, günlük yaşamda uyguladığı bazı alışkanlıkları paylaştı.

Rakın tek başına bir alışkanlığa veya sebebe bağlanamayacağını vurguladı. Genetik, yaş ve rastgele hücresel değişiklikler de önemli rol oynuyor. Ancak belirli risk faktörlerini azaltmanın mümkün olduğunu belirtti.

Dr. Šuker, birçok kanserin beslenme şekli ve yaşam tarzı ile bağlantılı olabileceğini söyledi. Büyük sağlık kuruluşları da benzer görüşlere sahip ve birçok vakayı davranış değişikliği ve bilinen risk faktörlerine maruz kalma miktarının azaltılmasıyla önleyebileceklerini belirtiyorlar.

En önemli faktörler arasında sigara içmek, obezite ve kötü beslenme yer alıyor. Son yıllardaki bilimsel araştırmalar, obezitenin belirli kanser türleri ile olan ilişkisini daha da ortaya koyuyor. Bu ilişki karmaşık ve kronik inflamasyon, hormonal değişiklikler, bağışıklık sistemi ve metabolizma bozuklukları gibi faktörleri içerebilir.

Beslenme de önemli bir rol oynuyor. Özellikle ultra işlenmiş gıdaların aşırı tüketimi ve meyve ve sebzelerin yetersiz alımı vurgulanıyor. Dr. Šuker, hızlı yiyecekler nadiren yediğini söyledi. Bunun nedeni, bu tür yemeklerin genellikle kızarmış gıdalar, doymuş yağlar ve işlenmiş et içermesi.

Yüksek sıcaklıklarda kızartma akrilamid gibi maddelerin oluşmasına yol açabilir ve bunların kanser riskine katkıda bulunabileceği düşünülüyor. Ayrıca, işlenmiş et ve doymuş yağlar bakımından zengin gıdaların düzenli tüketimi daha kötü sağlık sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor.

Dr. Šuker kahve veya çayını şekersiz ve tatlandırıcı olmadan içtiğini söylüyor. Hem kahve hem de çay birçok araştırmada belirli sağlık faydaları ile ilişkilendiriliyor, ancak aşırı miktarda şeker eklemek bu faydaların bir kısmını ortadan kaldırabilir - özellikle kilo artışı ve metabolik sorunlar nedeniyle.

Diğer bir deyişle, tek bir kaşık şeker değil, günlük alışkanlık ve toplam şeker alımı önemlidir. Dr. Šuker'in en önemli kuralı ise sigara kullanmamasıdır.

Çoğu insan akciğer kanseri ile sigaranın ilişkisini biliyor, ancak tütünün ağız, boğaz, karaciğer, mide ve bağırsak kanseri de dahil olmak üzere birçok başka kanser türü riskini artırdığını unutmamak gerekiyor. Sigara içmek sadece bir risk faktörü değil, önlenebilir en önemli nedenlerden biridir.

Dr. Šuker haftada üç ila dört kez egzersiz yaptığını söylüyor. Bu zorlayıcı bir antrenman gerektirmez. Günlük yürüyüş bile faydalı olabilir. Büyük araştırmalar düzenli egzersizin daha iyi sağlık sonuçları ve birçok kronik hastalık riskini azaltmasıyla ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Ne kadar çok fiziksel aktivite yaparsanız, o kadar büyük faydalar elde edersiniz. Dr. Šuker beslenmesi konusunda genellikle Akdeniz diyeti izliyor. Bu, bol meyve ve sebze, baklagiller, balık, yağsız protein kaynakları, zeytinyağı, kuruyemişler ve tohumlar içerir. Aynı zamanda ultra işlenmiş gıdaları ve kırmızı et tüketimini sınırlandırıyor.

Bu tür bir diyet vücuttaki inflamasyon seviyelerini düşürmek ile ilişkilendiriliyor, bu da onu en sağlıklı beslenme biçimleri arasında gösteriyor. <h1> </h1>