1. FEST'in sondan bir önceki akşamı, yönetmenliğini Nemanja Ćeranić ile Nebojša Pajkić'in üstlendiği "Ruka pravde" (Adaletin Eli) adlı tarihi gerilim filminin prömiyerine ayrıldı. Gösterimin ardından Sava Centar'da film, izleyicilerden uzun süreli alkış aldı.

Senaryosunu Mirko Stojković, Strahinja Mađarević ve Nebojša Pajkić'in yazdığı filmin oyuncu kadrosunda Aleksandar Gavranić, Zlatan Vidović, Tamara Ristoska, Igor Borojević, Samuel Finci, Mladen Nelević, Lucas Ferraro, Miodrag Krčmarik, Slađana Zrnić, Jovan Savić ve Ljubiša Savanović yer alıyor.

Film, II. Dünya Savaşı'nın ardından Arjantin'de yaşamını sürdüren Yugoslav Ordu mensubu Blagoje Jovović'in kişisel dramı ile tarihi gerilimi bir araya getiriyor. Savaş suçlusu ve Ustaşa hareketinin lideri Ante Pavelić'in Buenos Aires'te yaşadığını öğrenen Blagoje, adaleti kendi eline almaya karar vererek ona yönelik bir suikast planı hazırlamaya başlıyor.

Dönemin ruhunu ve tarihsel koşulların karmaşıklığını olabildiğince gerçekçi yansıtmak amacıyla film ekibi, Sırbistan'dan Arjantin'e uzanan otantik mekânlarda çekim yaptı. Bu durum yapıma ek bir prodüksiyon değeri kazandırdı.

Filmin önemine ve yönetmen Nemanja Ćeranić ile işbirliğine değinen oyuncu Zlatan Vidović, projenin son dönemde yer aldığı en büyük yapımlardan biri olduğunu belirtti. Vidović, filmin yaklaşık bir yıl boyunca Sırbistan'da ve Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te çekildiğini, Arjantin'de 10-15 gün geçirdiklerini söyledi. Otantik mekânlarda çekim yapmanın filme ülke yapımlarında nadiren görülen bir prodüksiyon değeri kattığını ifade eden Vidović, başkarakter Blagoje Jović'in vaftiz babası Jakov Jović'i canlandırdığını, bu rolü Karadağlı meslektaşı Aleksandar Gavranić'in oynadığını aktardı.

Ćeranić ile dördüncü ya da beşinci kez çalıştığını, yönetmenin her filminde rol aldığını ve ikisinin uzun süredir arkadaş olduğunu dile getiren Vidović, "Ruka pravde"nin uzun süre üzeri örtülen ve anlatılmayan güçlü bir konuyu ele aldığını savundu. Ćeranić'in senarist Strahinja Mađarević ile birlikte herhangi bir ulusal etkiden kaçınarak hikâyeyi bir casusluk gerilimine dönüştürmeyi başardığını belirten Vidović, izleyicileri iyi bir filmin beklediğini söyledi.

Filmin medyada yankı uyandırıp siyasi tepkilere yol açıp açmayacağı sorusuna Vidović, hikâyenin her şeyden önce insan doğası ve adaletin sınırlarına dair evrensel bir soruyu gündeme getirdiğini söyledi. Bunun özünde adaleti kendi eline almaya karar veren bir adamın hikâyesi olduğunu belirten oyuncu, insanların adaleti kendi eline alma ve intikam alma hakkına sahip olup olmadığını sorguladı. Bunun İncil kaynaklı bir motif olduğunu ifade eden Vidović, akıllıca yazılmış bir senaryo, yönetim ve özenle seçilmiş kadro sayesinde tüm bu siyasetin önüne geçileceğini vurguladı.

Kişisel adaletin sınırları ve bireyin tarihle ilişkisi sorusu, "Ruka pravde"nin temel izleklerinden birini oluşturuyor. Film, Blagoje Jovović'in kaderi üzerinden intikam, sorumluluk ve adalet adına alınan kararların sonuçları üzerine düşünme alanı açıyor.