Sırbistanlı Suzan Mekginis (28), çocukluğundan beri kilolu yaşamış ve bu durum ona zor anlar yaşattırdı. Çocukken bile 90 kilograma ulaşmıştı. Obezite nedeniyle sürekli dışlanma ve kötü muamele gördü. Yetişkinliğe geldiğinde ise 178 kilograma kadar çıktı.

"En ağır olduğum zamanlarda insanlar bana farklı davranıyordu. Sanki üzerimde bir pasif agresiflik vardı veya gözlerime direkt bakmıyorlardı," diye hatırlıyor. Günlük yaşamında da zorluklar yaşıyordu. Restoranlarda rahatça oturamayıp, eğlence parklarında bazı aktivitelerden keyif alamayıp, hatta plastik bahçe sandalyelerine oturmadan önce bile korkuyordu çünkü altına çökmekten endişe ediyordu.

21 yaşında hayatını değiştirmeye karar verdi. Birçok başarısız diyetin ardından 2019 yılında sleeve gastrektomi operasyonuna ve iki yıl sonra da gastrik bypass operasyonuna girdi. Doktorlar ayrıca ona yeme bozukluğu ve atipiks anoreksiya teşhisi koydu, bu yüzden düzenli olarak terapiye başladı.

"İnsanların bana daha iyi davranacağını düşünüyordum ama sanki bir sisin kalkması gibiydi. Ağırlığım altında saklı olan tüm sorunlar bir anda ortaya çıktı," diyor Suzan.

Geçtiğimiz yıl doğan kızının ardından tekrar 40 kilo almıştı. Bu yüzden kilo verme ilacı kullanmaya başladı ve şimdi 83 kiloya düştü. En yüksek kilosuna göre toplamda 95 kilo verdi. Drastik dönüşümünden sonra, onu şaşırtan bir şey fark etmeye başladı:

"Her konuda insanlar bana daha nazik davranıyor. Yanımdan geçerken hayran bakışlar görüyorum, beni daha uzun süre izliyorlar, parfümüme, kıyafetlerime veya gözlüğüme övgüler sunuyorlar."

Bu durumu kafelerde, restoranlarda ve mağazalarda da fark ediyor. Çalışanların ona karşı daha nazik, yardımsever ve yaklaşkan olduğunu söylüyor. Eşi Zak da bu değişikliği fark ettiğini belirtiyor. Ancak en belirgin değişim erkeklerin davranışlarında: "Hiçbir zaman insanların size ne kadar kapı açabileceğini anlamadım. Sanki 'güzellik ayrıcalığı' gibi bir şey kazanmışım."

Eşinin de belirttiği gibi, Suzan'a artık daha sık flört ediliyor. Kilo vermeden önce genellikle görmezden gelindiğini söylüyor. "Arkadaşlarımla dışarı çıktığımda sanki hiç var olmadığımı hissediyordum. Erkekler bana katılmaya çalıştığım zamanlarda oldukça kaba davranıyorlardı."

Şimdi durum tamamen farklı. Birkaç gün önce, sadece bir gencin gözüne bakmış ve hemen kendisine yaklaşmıştı. "Bu tür davranışlara alışıyorum. Çocukluğumdan beri erkeklerin size metaforik olarak tükürdüğünü düşünüyorsanız, bu oldukça korkutucu bir deneyim."

Suzan Mekginis bugün drastik diyetlerden ziyade dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve mümkün olduğunca yürüyüş yapmaya özen gösteriyor. Operasyonlar ve ilaçların tek başına çözüm olmadığını vurguluyor: "Bunları araç olarak görmelisiniz, sihirli makineler değil. Bir gecede büyük olmazsınız, bir gecede de küçülmezsiniz. Zaman gerekiyor."