Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Bojana Ivić, kız çocuklarının jinekoloğa ilk kez 13-15 yaşları arasında, ilk adet sonrası ve cinsel ilişki öncesinde gitmesini öneriyor. Ivić'e göre bu ilk görüşme klasik bir jinekolojik muayene anlamına gelmek zorunda değil; amaç genç hastanın hekimle güven ilişkisi kurması ve ileride yapılacak muayenelere duyduğu olası korkuyu konuşarak aşabilmesi.
One Medical muayenehanesinde görev yapan Dr. Ivić, ilk ziyaretin cinsel aktiviteyle bağlantılı olmadığını ve klasik jinekolojik muayeneyi gerektirmediğini belirtiyor. Ona göre ilk görüşme, kız çocuğunun ergenlik, adet döngüsü ve büyüme sürecinde yaşanan değişimler hakkında sorularına yanıt bulması için bir fırsat.
Ivić, "Önerim, kız çocuklarının jinekoloğa ilk kez 13-15 yaşları arasında, ilk adetlerini gördükten sonra ve cinsel ilişkiye girmeden önce gelmeleri. Böylece jinekoloğa güven duyabilir ve ileride karşılaşacakları muayene korkusunu konuşarak daha kolay aşabilirler" diyor.
İlk ziyaretin tüm tanı işlemlerinin yapılması anlamına gelmediğini vurgulayan Ivić'e göre temel amaç, kız çocuğunun hekimi tanıması, uzman bilgi alması ve aklına takılan her şeyi açıkça konuşabileceğini hissetmesi.
Cinsel ilişkiye henüz girmemiş kız çocuklarında ilk görüşme öncelikle sohbete dayanıyor. Rahat ve mahrem bir ortamda adet döngüsü, ergenlik, genç hastanın ihtiyaçları ve tereddütleri, ayrıca ebeveynlerinin soruları ele alınıyor. Amaç, genç hastanın kendini güvende hissetmesi ve muayenehanenin, başkalarıyla konuşmakta zorlanabileceği soruları da sorabileceği bir yer olduğunu anlaması.
Cinsel ilişkiye girmiş genç kadınlarda ise muayene yaşlarına, sağlık durumlarına ve bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlanıyor. Ivić, "Görüşme ve öykü alımının ardından uygun jinekolojik muayenenin yapılması, endikasyonlara göre kolposkopi, PAPA testi, mikrobiyolojik sürüntüler ve ultrason incelemesinin de değerlendirilmesi gerekiyor. Kontrasepsiyona, HPV aşısına ve bugün hakkında çok sayıda bilgiye sahip olduğumuz human papilloma virüsüne özel önem veriyoruz" diyor.
Önerisine göre klasik jinekolojik muayene, PAPA testi, kolposkopi ve ilgili sürüntüler cinsel ilişkiye girildikten sonraki ilk yıl içinde değerlendirilmeli. Ancak somut muayene planının yaşa, belirtilere, cinsel aktiviteye ve geçerli korunma önerilerine göre bireysel olarak belirlendiği belirtiliyor.
Adet, ergenlik, cinsellik ve üreme sağlığı üzerine açık konuşmanın büyümenin doğal bir parçası olması gerektiğini belirten Ivić, bu konuların yargılamadan, utanç ve korkutmadan konuşulduğunda kız çocuğunun ileride de tereddütlerini paylaşma veya yardım isteme konusunda güven duyma olasılığının arttığını söylüyor.
Ivić, "Ebeveynlerin bu kritik yıllarda kız çocuklarına ve genç kadınlara açık ve sıcak bir yaklaşım göstermesi gerekiyor; böylece bir sorun yaşadıklarında güvenlerini ve dertlerini anlatma ihtiyaçlarını yitirmezler" diyor.
Jinekoloğa da aynı derecede önemli bir rol düşüyor. İlk muayene, genç hastanın rahatsızlık veya korkuyla hatırlayacağı bir deneyim değil, anlayış, destek ve net açıklamalarla karşılaşacağı bir görüşme olmalı.
Ivić, "Bence en önemlisi, hekimin ilk kez gelen hastayla güvene dayalı bir ilişki kurması ve onu rahatsız eden soruları sorma özgürlüğünü hissettirmesi. Rahatsız edici ve ağrılı muayeneye ilişkin tabuların yıkılması gerekiyor. Jinekolojik muayene, genç hastalarımızın kendini güvende hissetmesi ve bir dahaki sefere de gelmek istemesi için sabırlı ve açık bir sohbetle başlamalı" diye konuşuyor.
Jinekoloğa gitme alışkanlığı yalnızca bir sorun ortaya çıktığında oluşmuyor; bilgilenmeyle, konuşmayla ve kişinin kendi bedenini anlamasıyla başlıyor. Kız çocuğu erken yaştan itibaren bir uzmanla utanç ve korku duymadan konuşma fırsatı bulduğunda, koruyucu muayenelerin ve üreme sağlığına karşı sorumlu bir tutumun önemini daha kolay kavrıyor. Bu nedenle ilk jinekolog ziyareti, olabildiğince ertelenen tatsız bir adım değil, gencin soru sormayı, bilgiye dayalı kararlar almayı ve kendine özen göstermeyi öğrenmesi için bir fırsat olarak görülmeli.