Metabolizma yavaşlaması ve hormonal değişimlerin, özellikle menopoz eşiğindeki ya da menopoza girmiş kadınlarda vücudun enerjiyi nasıl depoladığını ve harcadığını doğrudan etkilediği belirtiliyor. Bu dönemde beslenme alışkanlıkları kontrol altında tutulmazsa fazla yağ dokusu bel çevresi, karın ve kalçalarda birikiyor.

Karın boşluğunun derinliklerinde biriken ve karaciğer, pankreas ile bağırsaklar gibi hayati organları saran visseral yağ dokusu özellikle risk taşıyor. Aşırı visseral yağ; kalp hastalıkları, insülin direnci ve kronik iltihabi süreçler gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Yaşlanma doğal bir süreç olduğu için değişimlerin çoğu engellenemese de beslenme alışkanlıklarının denetlenmesi gerekiyor. Vücuda gerekli vitamin, mineral, lif ve proteini sağlayan dengeli bir beslenme; sağlığın, formun ve yaşam kalitesinin korunmasında önemli rol oynuyor. Bu nedenle ilk adımlardan biri, enerji değeri yüksek ancak besin değeri düşük gıdaların tüketimini azaltmak.

Bu kapsamda öne çıkan gıdalar arasında cips, bisküvi, şekerli kahvaltılık gevrekler, ticari mafinler ve granola barlar bulunuyor. Bu ürünler çoğu zaman farkına varılmadan, dizi izlerken, kahve eşliğinde ya da açlık anında tüketiliyor ve günlük kalori ihtiyacının kolayca aşılmasına neden oluyor.

Cips, porsiyon kontrolünün en zor olduğu ürünlerden biri. Birkaç parçanın kısa sürede büyük bir pakete ya da kâseye dönüşmesi ve kısa süreli tokluk sağlaması nedeniyle fazla tüketilebiliyor. Yüksek kalori, tuz ve yağ içeren, besin değeri düşük bu tür işlenmiş atıştırmalıkların düzenli tüketimi kilo alımına katkıda bulunuyor; harcanmayan enerji ise karın bölgesinde yağ olarak depolanıyor.

Bisküvinin etkisi de hafife alınmamalı. Kahve yanında bir iki tanesi sorun yaratmasa da çoğu zaman daha fazlası tüketiliyor. Şeker, yağ ve kalori açısından yoğun olan bisküviler, uzun süreli tokluk sağlayacak yeterli protein ve lif sunmadığı için açlık hissi kısa sürede geri dönüyor. Uzmanlar her gün bisküviye uzanmak yerine kahve veya çayın yanına bir şey alınmamasını öneriyor.

Kahvaltı için ideal bir seçenek olarak sunulan ürünlerin tamamı aynı kalitede değil. Özellikle endüstriyel olarak üretilen ve fazla miktarda ilave şeker içeren gevreklerde dikkatli olunması gerekiyor. Bu tür ürünlerin aşırı tüketimi kilo alımına katkıda bulunabiliyor ve sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Daha az işlenmiş tahıllar ile ek protein ve lif kaynakları daha iyi bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Mafin de benzer bir risk taşıyor. İçinde meyve, yulaf ya da başka bir sağlıklı malzeme bulunması, ürünün besin değeri açısından kaliteli olduğu anlamına gelmiyor. Ticari mafinler çoğu zaman yüksek kalori, şeker ve yağ içeriyor; düzenli tüketimi kilo artışına ve yağ dokusu birikimine yol açabiliyor. Ara sıra yenmesi sorun oluşturmasa da her gün tüketilmesi önerilmiyor.

Granola barlar yıllardır pratik ve sağlıklı bir ara öğün olarak tanıtılıyor. Ancak bazı ürünler şaşırtıcı düzeyde şeker ve doymuş yağ içerebiliyor. Çikolata kaplamalı, karamelli ve benzeri tatlı katkılı ürünlerde ayrıca dikkatli olunması gerekiyor. Bu nedenle ambalajın yalnızca ön yüzüne bakmak yeterli değil; içindekiler bölümünün okunması ve belirtilen bileşen miktarlarının kontrol edilmesi tavsiye ediliyor.

Kırk yaşını geçmiş olmak, sevilen her gıdanın tamamen bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor. Önemli olan bu gıdaların ne sıklıkla, ne miktarda ve genel beslenme düzeninin ne kadar sağlıklı olduğu. Bir bisküvi ya da üç parça cips tek başına sorun yaratmıyor; asıl sorun, besin değeri düşük gıdaların günlük alışkanlık haline gelmesiyle ortaya çıkıyor.