Açık pencereyle uyumak, özellikle bahar aylarında sıkça görülen bir alışkanlıktır ve bu basit eylemin insan organizması üzerinde karmaşık etkileri olduğu belirtildi. Konuyla ilgili uzmanlar, kimileri temiz havanın gücüne inanırken, diğerlerinin farkında olmadan uyku kalitesini düşürdüğünü kaydetti. Bu havalandırma yönteminin vücuda gerçekten faydalı olup olmadığı ya da gece boyunca daha fazla zarar verip vermediği ise merak konusu olarak vurgulandı. Araştırmalar, hava sirkülasyonunun yatak odasının kimyasını ve beynin ertesi günkü işleyişini doğrudan etkilediğini vurguladı. Ancak, bu kararı verirken konutun konumu ve yılın mevsimi gibi faktörlerin belirleyici bir rol oynadığı kaydedildi. Uzmanlar, gece boyunca yatak odasında pencerenin açık bırakılmasının iç mekan hava kalitesini iyileştirebileceğini ve bunun da uykuyu ve genel sağlığı olumlu yönde etkileyebileceğini açıkladı. İç mekan hava sirkülasyonu ve kalitesine yönelik çoğu araştırmanın, dışarı verilen karbondioksit (CO2) üzerine odaklandığı belirtildi. İç mekandaki yüksek CO2 seviyelerinin, taze havanın iyi dolaşmadığını ve diğer kirleticilerin birikiyor olabileceğini gösterebileceği vurgulandı. 2022 tarihli bir araştırmaya göre, yatak odası penceresi ve kapısı kapalıyken CO2 seviyelerinin gece boyunca önemli ölçüde artabileceği, ancak pencereyi açık tutmanın bu ani yükselişi önleyebileceği ve uykuyu iyileştirebileceği belirtildi. Benzer şekilde, diğer araştırmalar açık pencereyle uyuyan ve yatak odalarında daha düşük CO2 seviyelerine sahip kişilerin daha iyi uyku aldıklarını, ertesi gün daha az uyuşukluk ve daha iyi konsantrasyon bildirdiğini kaydetti. Health dergisine konuşan, Danimarka Teknik Üniversitesi'nde iç mekan hava kalitesi konusunda uzmanlaşmış profesör Dr. Pavel Vargocki, "Pencereyi açmak, dışarıdan kirleticileri içeri almadan iç mekandaki kirleticileri ortadan kaldırdığında, uyku kalitesi iyileşir" açıklamasında bulundu. Büyük şehirler veya otoyol kenarı gibi hava kalitesinin kötü olduğu bölgelerde yaşayan kişilerin, özellikle alerjisi olanların, açık pencerelerle uyurken dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı. Vanderbilt Üniversitesi'nde profesör ve Amerikan Akciğer Derneği sözcüsü Dr. Brian Cristman, "Astım ve alerjik riniti olan kişilerin geceleri pencere açma konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini" belirtti. Yılın mevsiminin de göz önünde bulundurulması gereken başka bir faktör olduğu aktarıldı; açık bir pencerenin oda sıcaklığını ve nemi etkileyebileceği ve pencerede sineklik yoksa böceklerin içeri girebileceği belirtildi. Pensilvanya Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi'nden profesör Dr. Mathias Basner, "Pencereyi açarak dış dünyayı içeri almış olursunuz. Pencereyi aralık bırakmaya karar verirseniz, havanın daha iyi dolaşması için yatak odası kapısını da açın" açıklamasını aktardı. Vargocki, bir hava temizleyicinin de kirleticileri filtrelemeye yardımcı olabileceğini aktardı. "Ertesi gün nasıl hissettiğinize dikkat edin. Örneğin, açık bir pencerenin size fayda sağlayıp sağlamadığını anlamak için uykulu mu yoksa burnunuz tıkalı mı hissediyorsunuz, gözlemleyin" ifadelerini kaydetti. Ayrıca, uykuyu etkileyen diğer faktörlerin de unutulmaması gerektiği vurgulandı. Rush Üniversitesi Tıp Merkezi Uyku Tıbbı Burs Programı Direktörü Dr. James A. Rowley, "Yatak odaları karanlık, serin ve sessiz olmalıdır. Yatmadan önce elektronik kullanmayın ve dinlenmeden önce rahatlatıcı bir şeyler yapın" açıklamasını aktardı.