Erken evrede tespit edilip ameliyat edilen ve EGFR gen mutasyonu taşıyan akciğer kanseri hastalarında, ameliyat sonrası uygulanan hedefe yönelik tedavinin sekiz yıllık sağkalım oranını yüzde 64'ten yüzde 79'a çıkardığı büyük ölçekli bir klinik çalışmayla ortaya kondu.

682 hastanın katıldığı çalışmada, IB–IIIA evreleri arasındaki küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı alan ve tümörü ameliyatla çıkarılmış hastalar incelendi. Tüm katılımcılarda EGFR geninde mutasyon olduğu doğrulandı. Sekiz yıllık takip verileri eylül ayında Seul'de düzenlenen uluslararası bir uzmanlık kongresinde sunuldu ve saygın bir bilimsel dergide yayımlandı.

Hastalar rastgele iki gruba ayrıldı. Bir grup üç yıla kadar hedefe yönelik tedavi alırken, diğer gruba etken madde içermeyen plasebo verildi. Her iki gruptaki hastalar gerektiğinde ameliyat sonrası kemoterapi de görebildi.

Sekiz yılın sonunda hedefe yönelik tedavi alan hastaların yüzde 79'unun hayatta olduğu, plasebo grubunda ise bu oranın yüzde 64'te kaldığı belirlendi. II–IIIA evrelerindeki hastalarda oranlar yüzde 74'e karşı yüzde 58 olarak kaydedildi.

Sonuçlar, erken teşhis ve tümör testlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Testler, tümör hücrelerinde EGFR mutasyonu gibi hedefe yönelik tedavisi bulunan genetik değişikliklerin varlığını tespit edebiliyor. Test sonuçları, hastalık evresi ve hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak kişiye özel tedavi planı belirlenebiliyor.

Bununla birlikte araştırma ekibi, bulguların her hasta için geçerli olmadığına dikkat çekiyor. Sonuçlar yalnızca belirtilen tip ve evredeki hastalık ile doğrulanmış EGFR mutasyonu taşıyan hastalara özgü. Ayrıca 127 katılımcıya ilişkin güncel sağkalım verilerine ulaşılamadığı, bu nedenle verilerin ek bir analiz niteliği taşıdığı vurgulanıyor. Tedavi kararı, birden fazla faktör göz önünde bulundurularak hekim ve hasta tarafından birlikte alınıyor.