Isıtma sezonunun başlamasıyla birlikte birçok kişi, konutta gün boyu aynı sıcaklığı korumanın mı yoksa gece ısıtmayı azaltmanın mı daha tasarruflu olduğunu sorguluyor. Sık duyulan bir iddiaya göre, sabah odaların yeniden ısıtılması gece boyunca tasarruf edilen enerjinin tamamını tüketiyor.
Ancak ABD Enerji Bakanlığı'nın açıklamasına göre bu inanış büyük ölçüde doğru değil. Evdeki sıcaklık düştüğünde mekân ısıyı daha yavaş kaybediyor; bu nedenle ısıtmanın azaltıldığı dönemde tasarruf sağlanabiliyor.
ABD Enerji Bakanlığı'nın önerilerine göre sıcaklığın günde sekiz saat boyunca yaklaşık 5 ila 8 derece düşürülmesi, yıllık ısıtma maliyetlerinde yüzde 5 ila 15 arasında tasarruf sağlayabiliyor.
Gerçek tasarruf binanın yalıtımına, dış sıcaklığa, ısıtma yöntemine ve diğer koşullara bağlı olarak değişiyor.
Bazı durumlarda daha küçük bir sıcaklık düşüşü de yeterli olabiliyor. Bazı ısıtma sistemi üreticileri, termostatın gece boyunca gündüze göre 2-3 derece daha düşük ayarlanmasını öneriyor.
Termostatta hedef sıcaklığın yükseltilmesinin mekânın daha hızlı ısınacağı anlamına gelmediği de önem taşıyor. Yaygın ısıtma sistemlerinde bu yalnızca ısıtmanın daha yüksek sıcaklığa ulaşılana kadar çalışacağı anlamına geliyor.
Gece sıcaklığının düşürülmesi her ısıtma sisteminde aynı ölçüde kârlı değil.
Özellikle ısı pompası kullanan hanelerin dikkatli olması gerekiyor. Bazı sistemlerde ani yeniden ısıtma verimliliği düşürebiliyor ve sağlanan tasarrufun bir kısmını geçersiz kılabiliyor.
Bu nedenle ısı pompaları için sıklıkla daha istikrarlı bir sıcaklığın korunması ya da bu ısıtma biçimine uygun termostatların kullanılması öneriliyor.
Maliyetleri götürü usulle hesaplanan merkezi ısıtmalı dairelerde ise sıcaklığın düşürülmesi aylık fatura tutarını doğrudan etkilemeyebiliyor.
Enerji tüketimini kendi başına ayarlayabilen ve ödeyen haneler için termostatın doğru ayarlanması, ısıtma sezonunda maliyetleri azaltmanın en basit yollarından biri olabiliyor.