Güne başlarken içilen içeceğin günün enerjisini ve uzun vadede sağlığı etkilediğini belirten doktorlar, sabah kahvesi ile portakal suyunun yararlarını ve gizli risklerini karşılaştırdı. Her iki içeceğin de olumsuz yönleri bulunduğu, kan şekerinde ani yükselmelere, sinirlilik ve uykusuzluğa yol açabileceği kaydedildi.
Besin değeri açısından bakıldığında portakal suyunun öne çıktığı belirtiliyor. 100 gram taze sıkılmış, posasız portakal suyu 30,5 miligram C vitamini içeriyor; bu, yetişkinler için önerilen günlük alımın yaklaşık üçte birine denk geliyor. C vitamini güçlü bir antioksidan olarak bağışıklığı destekliyor, yara iyileşmesine yardımcı oluyor ve yağların enerjiye dönüşmesinde rol oynuyor.
Bir porsiyon portakal suyu 29 mikrogram folat (B9 vitamini) ve 183 miligram potasyum içeriyor. Potasyumun tansiyonu düşürmeye, böbrek taşı riskini azaltmaya ve kemik sağlığını korumaya yardımcı olduğu ifade ediliyor. Taze sıkılmış yüzde 100 portakal suyundaki polifenollerin ise kronik iltihap belirtilerini azalttığı aktarılıyor.
Portakal suyunda dikkat edilmesi gereken nokta şeker içeriği. Yaklaşık 3,5 desilitrelik bir bardak meyve suyu 10 çay kaşığına, yani 42,6 grama kadar şeker barındırabiliyor. Bu nedenle kan şekerinde ani yükselme ve kilo alımı riski doğduğundan, suyun yemekle birlikte ya da yemekten sonra içilmesi öneriliyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yetişkinlerin günlük ilave şeker alımının 50 gramı geçmemesi tavsiyesinde bulunuyor.
Kahve ise sabahları enerji ve konsantrasyon artışına ihtiyaç duyanlar için vazgeçilmez bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bir fincan demlenmiş kahve 94,8 miligram kafein içeriyor. Kafein, beyindeki belirli reseptörleri bloke ederek uyanıklığı, konsantrasyonu ve fiziksel koordinasyonu artırıyor.
Kahvedeki polifenollerin antioksidan etki göstererek tip 2 diyabet ve obezite riskini azalttığı belirtiliyor. Düzenli ve ölçülü kahve tüketiminin Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar, kalp-damar rahatsızlıkları ve bazı kanser türleri riskini düşürdüğü, genel ölüm oranını da azaltabileceği kaydediliyor.
Kahvede aşırıya kaçılması durumunda ise sinirlilik, kaygı, uykusuzluk, tansiyon yükselmesi, baş ağrısı, titreme ile hızlı veya düzensiz kalp atışı görülebiliyor. FDA uzmanları günlük kafein alımının en fazla 400 miligramla, yani yaklaşık dört fincan kahveyle sınırlandırılmasını öneriyor.
Doktorlara göre hangi içeceğin seçileceği kişinin sağlık hedeflerine ve ihtiyaçlarına bağlı.