Nörolog Dr. Emer Maksvini, beyin sağlığı için önem verdiği üç basit alışkanlığı sıraladı. Bu alışkanlıklar için pahalı takviyelere ya da karmaşık rutinlere ihtiyaç duyulmuyor.
Maksvini'nin listesinin ilk sırasında kaliteli uyku yer alıyor. Uyku sırasında beyin çalışmaya devam ederken uykunun hafıza, öğrenme ve duygu düzenlemede önemli bir rolü bulunuyor. Bu nedenle uyku düzenli olarak ihmal edilmemesi gereken bir ihtiyaç.
Yetişkinlerin çoğuna gece boyunca yedi ila dokuz saat uyku öneriliyor; ancak bireysel ihtiyaçlar farklılık gösterebiliyor. Önemli olan yalnızca uyunan saat sayısı değil. Yaklaşık aynı saatte yatmak ve uyanmak ile sessiz, karanlık ve rahat bir odada uyumak da kaliteli uykuya katkı sağlıyor.
İkinci alışkanlık beslenmeyle ilgili. Beyin için tek bir "mucize" besin aramak yerine genel beslenme düzenine dikkat etmek daha faydalı görülüyor.
İyi örnekler arasında sıklıkla Akdeniz tipi beslenme ve MIND diyeti öne çıkarılıyor. Bu beslenme biçimleri sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemiş, balık ve doymamış yağ kaynaklarına ağırlık verirken yüksek oranda işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasını öngörüyor.
Yeşil yapraklı sebzeler ile orman meyveleri bu düzen içinde ayrı bir yere sahip. Amaç, öğünlerin çeşitli olması ve ağırlıklı olarak az işlenmiş gıdalara dayanması.
Hiçbir besin tek başına beyin sağlığını garanti edemiyor; ancak dengeli beslenme, yaşam boyu sağlığa verilen özenin önemli bir parçası olabiliyor.
Üçüncü alışkanlık ise belki de en ilginci: yeni bir şeyler öğrenmeye devam etmek. Beyin yaşam boyunca yeni deneyimlere uyum sağlıyor; düşünmeyi, odaklanmayı ve yeni beceriler edinmeyi gerektiren etkinlikler zihinsel uyarımın yararlı bir biçimi olabiliyor.
Bu, üniversiteye kaydolmanız ya da her gün karmaşık matematik problemleri çözmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Bir yabancı dil öğrenebilir, bir enstrüman çalmaya başlayabilir, yeni bir spor deneyebilir, yeni bir tarifle yemek hazırlayabilir ya da bugüne kadar sahip olmadığınız bir beceriyi edinebilirsiniz.
Günlük rutindeki küçük değişiklikler bile teşvik edici olabilir; örneğin eve farklı bir yoldan dönmek ya da tanıdık bir işi başka bir biçimde yapmak gibi.