Çaga mantarı (Inonotus obliquus), onlarca yıldır Rus halk tıbbında bağışıklık sisteminin doğal bir destekçisi olarak önemli bir yer tuttuğu bildirildi. Yanan bir odun parçasına benzeyen kendine özgü görünümüyle bilinen bu parazit mantarının yalnızca huş ağaçlarında yetiştiği kaydedildi. Antioksidanlar ve vücudun direncini destekleyen biyolojik olarak aktif bileşikler açısından zengin olduğu belirtildi. Modern bilim, laboratuvar çalışmalarıyla çaganın kronik iltihaplarla mücadeledeki, kan şekeri ve kolesterolün düzenlenmesindeki potansiyelini doğruladığını açıkladı. Ancak, bazı kişilerde komplikasyonlara neden olabileceği vurgulanırken, kullanmadan önce doktora danışmanın zorunlu olduğu aktarıldı. Bu mantarın, Kuzey Avrupa, Sibirya, Rusya, Kore, Kuzey Kanada ve Alaska gibi soğuk iklimlerde, özellikle huş ağaçlarının kabuklarında yetişen bir tür olduğu belirtildi. Halk arasında kara kütle, klinker polipor, huş ağacı yara poliporu, kül topağı ve steril ağaç çürüğü topağı gibi farklı isimlerle de anıldığı aktarıldı. Yaklaşık 25-38 santimetre büyüklüğünde, yanmış kömür topağına benzer odunsu bir çıkıntı oluşturduğu ancak iç kısmının yumuşak, turuncu renkte bir çekirdeğe sahip olduğu kaydedildi. Yüzyıllardır Rusya ve diğer Kuzey Avrupa ülkelerinde geleneksel bir ilaç olarak bağışıklığı güçlendirmek ve genel sağlığı desteklemek amacıyla kullanıldığı belirtildi. Ayrıca diyabet, bazı kanser türleri ve kalp hastalıklarının tedavisinde de başvurulduğu bildirildi. Geleneksel olarak ince bir toz haline getirilip bitkisel çay olarak demlenen çaganın, günümüzde çayın yanı sıra toz veya kapsül şeklinde takviye olarak da mevcut olduğu açıklandı. Çayın sadece çaga içerebileceği veya kordiseps gibi diğer mantarlarla kombinasyon halinde olabileceği belirtildi. Sıcak veya soğuk su ile birlikte alındığında şifalı özelliklerinin ortaya çıktığına inanıldığı aktarıldı. Çaganın besin içeriği hakkında güvenilir bilgilerin oldukça sınırlı olduğu ancak düşük kalorili, yüksek lifli ve antioksidanlarla dolu olduğu vurgulandı. Devam eden araştırmalarla birlikte, bazı bilimsel çalışmalar çaga ekstresinin belirli sağlık faydaları sağlayabileceğini gösterdiği belirtildi. İltihap, bağışıklık sisteminin hastalıklardan koruyan doğal bir yanıtı olsa da, uzun süreli iltihabın kalp hastalıkları ve romatoid artrit gibi durumlarla ilişkili olduğu kaydedildi. Hayvan ve in vitro çalışmalar, çaga ekstresinin uzun süreli iltihabı azaltarak ve zararlı bakteri ve virüslerle savaşarak bağışıklığı olumlu yönde etkileyebileceğini öne sürdüğü aktarıldı. Faydalı sitokinlerin, yani bağışıklık sistemini düzenleyen özel proteinlerin oluşumunu teşvik ederek, zararlı bakteri veya virüslerle mücadele için gerekli olan beyaz kan hücrelerini uyardığı bildirildi. Sonuç olarak, bu mantarın hafif soğuk algınlığından ciddi hastalıklara kadar enfeksiyonlarla mücadeleye yardımcı olabileceği belirtildi. Buna ek olarak, diğer hayvan ve in vitro çalışmalar, çaganın iltihaba neden olan ve hastalıklarla ilişkili zararlı sitokinlerin üretimini engelleyebileceğini ortaya koyduğu açıklandı. Örneğin, fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, çaga ekstresinin enflamatuar sitokinleri inhibe ederek iltihabı ve bağırsak hasarını azalttığı bildirildi. Birçok hayvan ve in vitro çalışma, çaganın kanser büyümesini önleyebileceğini ve yavaşlatabileceğini de belirtti. Kanseri olan fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, çaga takviyelerinin tümör boyutunda yüzde 60 azalma ile sonuçlandığı aktarıldı. Bir in vitro çalışmada ise çaga ekstresinin insan karaciğer hücrelerindeki kanser büyümesini engellediği vurgulandı. Benzer sonuçların akciğer, meme, prostat ve kolon kanseri hücrelerinde de gözlemlendiği açıklandı. Çaganın antikanser etkisinin kısmen, hücreleri serbest radikal hasarından koruyan yüksek antioksidan içeriğinden kaynaklandığı düşünüldüğü belirtildi. Özellikle, çaganın triterpen antioksidanı içerdiği kaydedildi ve in vitro çalışmalar, yüksek konsantrasyonlu triterpen ekstresinin kanser hücrelerinin öldürülmesine yardımcı olabileceğini gösterdiği belirtildi. Ancak, çaganın antikanser potansiyeli hakkında kesin bilimsel sonuçlara varmak için insanlar üzerinde klinik çalışmaların yürütülmesinin zorunlu olduğu ifade edildi. Birçok hayvan çalışması, çagayı düşük kan şekeri seviyeleriyle ilişkilendirdiğini ve bu sayede diyabet kontrolüne yardımcı olabileceğini belirtti. Obez, diyabetik fareler üzerinde yapılan yakın tarihli bir çalışmada, çaga ekstresinin takviye almayan diyabetik farelere kıyasla kan şekeri seviyelerini ve insülin direncini azalttığı aktarıldı. Diyabetik fareler üzerinde yapılan başka bir çalışmada, çaga takviyelerinin üç hafta içinde kan şekeri seviyelerinde yüzde 31 azalmaya yol açtığı kaydedildi. Benzer sonuçların diğer çalışmalarda da görüldüğü açıklandı. Ancak, insanlar üzerinde araştırma bulunmadığı için çaganın insanlarda diyabet yönetiminde yardımcı olup olamayacağı belirsizliğini koruduğu belirtildi. Çaga ekstresinin ayrıca kolesterol seviyelerine fayda sağlayarak kalp hastalığı riskini azaltabileceği de vurgulandı. Yüksek kolesterolü olan sıçanlar üzerinde yapılan sekiz haftalık bir çalışmada, çaga ekstresinin "kötü" LDL kolesterolü, toplam kolesterolü ve trigliseritleri düşürürken, antioksidan seviyelerini artırdığı bildirildi. Benzer çalışmaların aynı sonuçları verdiği ve "kötü" LDL kolesterolü azaltmanın yanı sıra çaganın "iyi" HDL kolesterolü de artırdığı belirtildi. Araştırmacılar, çagada bulunan antioksidanların kolesterol üzerindeki etkilerinden sorumlu olduğuna inandıklarını kaydetti. Çaganın kolesterol üzerindeki etkisini net bir şekilde anlamak için insanlar üzerinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Genel olarak iyi tolere edildiği belirtilen çaganın, güvenliği veya uygun dozu belirlemek için insanlar üzerinde çalışma yapılmadığı vurgulandı. Çaganın bazı yaygın ilaçlarla etkileşime girebileceği ve potansiyel olarak zararlı etkilere neden olabileceği açıklandı. Örneğin, kan şekeri üzerindeki etkisi nedeniyle çaganın insülin kullanan veya diyabeti olan kişiler için risk oluşturabileceği belirtildi. Çaganın ayrıca kan pıhtılaşmasını önleyebilecek bir protein içerdiği aktarıldı. Kan inceltici ilaç kullanan, kanama bozukluğu olan veya ameliyata hazırlanan kişilerin çaga tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışması gerektiği vurgulandı. Bazı araştırmalar çaganın iltihabı azaltmaya yardımcı olabileceğini gösterse de, bağışıklık sisteminin daha aktif hale gelmesine neden olabileceği belirtildi. Bu nedenle, otoimmün hastalıkları olan kişilerin çaga almadan önce doktora danışması gerektiği bildirildi. Hamile veya emziren kadınlar için çaganın güvenliği hakkında araştırma bulunmadığı ve bu dönemde kaçınılmasının en güvenli yol olduğu ifade edildi.