Sırbistan Diyetisyen Beslenme Uzmanları Derneği Başkanı Rada Vejin, ekmeğin beslenmeden tamamen çıkarılmasının gerekmediğini, asıl meselenin doğru ekmeğin, doğru miktarda ve doğru şekilde tüketilmesi olduğunu söyledi.

Vejin, "Blic zdravlje" portalına yaptığı açıklamada, beyaz undan (tip 500) yapılan ekmeğin kötü bir tercih olduğunu belirterek, bu tür ekmeğin nişasta açısından zengin, lif, vitamin ve mineral açısından ise fakir olduğunu vurguladı. Tahılın kabuğu ve embriyosunda bulunan besin öğelerinin beyaz unda kaybolduğunu hatırlatan Vejin, lif eksikliğinin glisemik indeksi yükselttiğini ve kalori değerini artırdığını ifade etti.

Tam tahıllı ekmeğin besin değerine dikkat çeken Vejin, tam tahılların kabuk ve embriyo dahil tahılın büyük bölümünü koruduğunu, bu nedenle daha fazla diyet lifi, vitamin ve mineral içerdiğini aktardı. Tam tahılların B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (niasin), B6 ve folat açısından önemli bir kaynak olduğunu belirten Vejin, bu vitaminlerin karbonhidrat metabolizması ve sinir sisteminin normal işleyişinde rol oynadığını, yaşlılarda ise mikro besin ihtiyacının karşılanmasında özel önem taşıdığını kaydetti.

Koyu renkli her ekmeğin tam tahıllı olmadığı uyarısında bulunan Vejin, bazı ürünlerin renk veya katkı maddeleri nedeniyle koyu görünebildiğini, bu nedenle etiketteki ilk bileşenin ve lif ile tuz oranının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. "Yedi tahıllı" veya "çekirdekli" ibaresinin ekmeği otomatik olarak tam tahıllı yapmadığını vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün yetişkinler için günlük 5 gramdan az tuz (2 gramdan az sodyum) önerdiğini hatırlatan Vejin, ekmeğin sık tüketilen bir gıda olması nedeniyle toplam tuz alımına önemli katkı sağlayabildiğini belirtti. Ekmek seçiminde üç kriter önerdi: mümkün olduğunca çok tam tahıl, yeterli lif ve mümkün olduğunca az tuz.

Ekmek miktarının kişiden kişiye değiştiğini, yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite ve genel beslenme durumuna göre ayarlanması gerektiğini ifade eden Vejin, bir dilim kaliteli tam tahıllı ekmeğin yumurta, sebze, peynir, balık veya baklagil ezmesi gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin ideal olduğunu söyledi.

Yaşlılarda iştahın azalmasıyla birlikte besin kalitesinin daha da önem kazandığını belirten Vejin, çiğneme veya yutma güçlüğü olan kişilerde ekmeğin doku ve bileşim açısından uyarlanması gerektiğini kaydetti. DSÖ'nün ileri yaş beslenme önerileri arasında tam tahıllar, sebze, meyve, baklagil, kuruyemiş, süt ve balığın yer aldığını aktardı.

Vejin, keten tohumu, ayçiçeği, kabak çekirdeği ve susam gibi tohumların ekmeğe protein, doymamış yağ asitleri ve mineral katkısı sağlayabileceğini, ancak bu ürünlerde de etiket okumanın şart olduğunu sözlerine ekledi.