Bisiklete düzenli ve uzun süre binen kişiler, bacaklarının yanı sıra bacak arasındaki bölgenin de zorlandığını hızla fark etmektedir. Bu durum genellikle kasık bölgesinde uyuşma olarak kendini göstermekte olup, başlıca nedenleri arasında dolaşım kesintisi veya sinirler üzerindeki baskı bulunmaktadır. Çok sayıda araştırma, dağ veya yol bisikleti süren eğlence amaçlı sürücülerin yarısından fazlasının penis veya vulva uyuşukluğu gibi rahatsızlıklar yaşadığını ve çoğu zaman bu durumdan muzdarip olduğunu belirtti. Zira, koltuktan ara sıra kalkmak bile zamanla uyuşmanın geçmesini sağlamadığı aktarıldı. Aşırı durumlarda bu durum birkaç hafta sürebilmektedir. Ürolog Stefan Štaudte, "Tour" dergisine yaptığı açıklamada, "Teorik olarak, bisiklet sürmek perinum, skrotum ve anal bölge için riskli olabilir" ifadelerini aktardı. Štaudte, ürolojik ve jinekolojik bisiklet sürme riskleri hakkında birçok makalede bilgi açıkladı. Štaudte, sorunun, hassas kasık bölgesinin yalnızca birkaç santimetrekaresinin, koltuğa dayanarak vücut ağırlığının büyük bir kısmını taşımasından kaynaklandığını vurguladı. Bu bölge, kan damarlarını ve sinirleri, erkeklerde prostatı, kadınlarda ise vulva ve vajinayı içermektedir. Štaudte'ye göre, basınç nedeniyle geçici veya kalıcı hasarlar, uyuşma, ağrı ve iltihaplanmanın yanı sıra idrar yapma ve bağırsak hareketlerinde de sorunlara neden olabileceği belirtildi. Her iki cinsiyette de cinsel işlev bozuklukları görülebileceği kaydedildi. Kasık bölgesinin ön kısmı pubik kemerle sınırlıdır. Bu bölgede, koltuğun ön kısmı ile pubik kemik arasında üretra, erektil dokulu penisin kökü veya labia ve klitoris üzerinde güçlü bir baskı oluşabilmekte, bu da oldukça ağrılı olabilmektedir. İyi haber ise, doğru koltuk seçimiyle rahatsızlıkların önlenebileceği veya hafifletilebileceğidir. Ürolog Stefan Štaudte üç yöntem açıkladı. Koltuk genişliği, oturma kemiklerinin mesafesine bağlıdır. Ölçüm için, sert bir zemine bir parça oluklu karton yerleştirip üzerine oturarak bir iz bırakılması gerektiği belirtildi. Bu iz, temel ölçüyü vermekte olup, genellikle buna yaklaşık iki santimetre eklenmesi gerektiği kaydedildi. Kural olarak, vücut pozisyonu ne kadar dikse, koltuk o kadar geniş olması gerektiği vurgulandı. Basınç ölçümüyle yapılan "bisiklet uydurma" (bike fitting), daha hassas bir koltuk seçimi ve bisiklet ayarı sağladığı belirtildi. Sensörlü bir bisiklete binilip sürüş yapılırken, ağırlık dağılımının gerçek zamanlı olarak takip edildiği aktarıldı. Buna göre uygun koltuk seçilmekte ve vücut pozisyonunun ayarlandığı bildirildi. Ayrıca basit bir kendi kendine kontrol yöntemi olan "iki parmak kuralı" bulunmaktadır. Bu yöntemle bisiklet sürüşü sırasında baskının azaltılabileceği ve hoş olmayan sonuçların önlenebileceği açıklandı.