İkinci el bir elektrikli otomobil satın almak, akaryakıt fiyatlarının yükselmesi ve yeni modellere kıyasla daha düşük fiyatlar sayesinde cazip bir seçenek olabilir. Ancak satın alma kararından önce bu araçlara özgü bazı noktaların dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Bunların başında menzil, aracın genel durumu ve en önemlisi ikinci el bataryanın sağlığı ile güvenilirliği geliyor.
Elektrikli otomobillerin kullanım maliyeti, içten yanmalı motorlu araçlara göre daha düşük. Özellikle son dönemde akaryakıt fiyatlarındaki belirgin artış bu farkı daha da öne çıkarıyor. Aracın evde şarj edilmesi durumunda tasarruf artıyor; çatıdaki güneş panellerinden üretilen elektrikle şarj edilmesi halinde ise bu tasarruf daha da büyüyor.
Elektrikli araçlarda aşınan parça sayısı da daha az. Bu araçlarda debriyaj, egzoz sistemi ve içten yanmalı motorlu araçlara özgü diğer bileşenler bulunmuyor.
Buna karşın özel dikkat gerektiren bir parça var: batarya.
Tıpkı cep telefonu bataryaları gibi elektrikli otomobil bataryaları da zamanla ilk performansının bir kısmını yitiriyor. Belirli bir süre ve belirli sayıda şarj döngüsünün ardından kapasite, dolayısıyla aracın menzili azalıyor.
Ancak çok sayıda araştırma, çekiş bataryalarının performansının önceden varsayılandan çok daha yavaş bozulduğunu ortaya koydu.
Alman Otomobil Kulübü (ADAC), ikinci el elektrikli otomobillerde kabul edilebilir batarya kapasitesinin belirlenmesi için kılavuz değerler yayımladı. Bu kurala göre 50.000 kilometre sonunda batarya kapasitesinin en az yüzde 92, 100.000 kilometre sonunda en az yüzde 88, 150.000 kilometre sonunda yüzde 84, 200.000 kilometre sonunda ise en az yüzde 80 olması gerekiyor.
Elektrikli otomobil düzenli olarak servise götürülmüşse, yetkili servislerin batarya durumuna ilişkin raporları da bulunmalı. Potansiyel alıcı, satıcıdan bu test sonuçlarını göstermesini isteyebilir.
Bunun yanı sıra bazı kuruluşlar, ikinci el elektrikli otomobil bataryaları için bağımsız test ve sertifikasyon hizmeti sunuyor; bu da satın alırken ek bir güvence sağlayabilir.
İkinci el bir elektrikli otomobile karar vermeden önce kendi sürüş alışkanlıklarınızı analiz etmeniz önem taşıyor. Günlük kaç kilometre yol yaptığınız, aracı nerede şarj edebileceğiniz ve evde şarj imkânınız olup olmadığı değerlendirilmeli.
Günlük sürüşünüz 50 kilometreyi geçmiyorsa ve aracı evde şarj edebiliyorsanız bataryanın güvenilirliği büyük bir sorun oluşturmamalı; daha eski elektrikli otomobiller bile bu ihtiyacı büyük zorluk yaşamadan karşılayabilir.
Tek yönde sık sık 250 kilometre yol yapıyorsanız durum farklı. Bu durumda hesabın daha dikkatli yapılması ve aracın buna göre seçilmesi gerekiyor.
Örneğin 100 kilometrede 20 kWh tüketen bir elektrikli otomobil, 250 kilometrelik bir yolda yaklaşık 50 kWh harcar. Bu nedenle yeterli rezervi sağlamak ve yolculuğun sorunsuz geçmesi için bataryanın kapasitesinin en az 60 kWh olması gerekir.
Elbette daha büyük batarya kapasitesi, aracın en pahalı bileşeni olduğu için daha yüksek fiyat anlamına da geliyor.
Her elektrikli otomobil için geçerli tek bir yanıt yok. Araçlar genel olarak alternatif akımla (AC), yani daha yavaş, ve doğru akımla (DC), yani daha hızlı şarj edilebiliyor.
Çok sayıda elektrikli otomobilde bulunan standart 11 kW'lık alternatif akım şarj gücü, bir saatlik şarjla yaklaşık 50 ila 70 kilometrelik sürüş için yeterli enerji sağlayabiliyor. Bataryanın tamamen dolması ise bu durumda birkaç saat sürüyor.
Doğru akımla hızlı şarj çok daha kısa sürüyor; batarya sıklıkla yaklaşık yarım saatte yüzde 80'e kadar doldurulabiliyor.
Bu nedenle satın alırken aracı en sık nasıl kullanacağınızı da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Aracın genellikle gece evde şarj edilmesi ile uzun yolculuklarda düzenli olarak hızlı şarj kullanılması aynı şey değil.
İkinci el bir elektrikli otomobil alırken bataryanın durumu, kapasitesi ve menziline ilişkin net bilgiler kadar, her ikinci el araç alımında geçerli temel kurala uymak da aynı derecede önemli.
Aracın geçmişi, önceki onarımları ve olası trafik kazaları hakkında ayrıntılı bilgi alınması gerekiyor. Servis defteri kontrol edilmeli ve aracın bakımına ilişkin eksiksiz bir kaydın bulunduğundan emin olunmalı. Bu, ileride doğabilecek talepler açısından da büyük önem taşıyabilir.
Araç, satın almadan önce kapsamlı bir incelemeden geçirilmeli; ayrıntılı bir deneme sürüşü de zorunlu.
İkinci el elektrikli otomobil bu nedenle çok iyi bir tercih olabilir; ancak yalnızca karar vermeden önce bataryanın durumu, gerçek menzil, şarj yöntemi, servis geçmişi ve aracın genel durumu dikkatle kontrol edilirse. En önemlisi, otomobilin yalnızca başlangıç fiyatına göre değil, kendi ihtiyaçlarınıza göre seçilmesi.