ABD'li sağlık eğitimcisi Erik Berg, özellikle yüksek miktarda ilave şeker içeren tatlandırılmış ve ultra işlenmiş yulaf ezmelerine karşı uyarıda bulundu. Berg bu ürünleri "şeker bombası" olarak nitelendirerek kahvaltı için en kötü seçeneklerden biri saydı.
Ancak bu uyarının doğrudan yulaf ezmesi, tam tahıllar veya az ilave şekerli ürünler için geçerli olmadığını ayırt etmek gerekiyor.
Ambalaj; vitaminler, mineraller, lif ve tam tahıllarla ilgili mesajlarla dolu olabilir, fakat gerçek tablo ancak içindekiler etiketi okunduğunda ortaya çıkıyor. Bazı ürünlerin bileşenleri arasında önemli miktarda ilave şeker yer alıyor; ayrıca aroma, renklendirici ve yüksek işlenmiş gıdalara özgü diğer katkı maddelerini de içerebiliyorlar.
Bu nedenle ilk bakışta hafif ve sağlıklı bir kahvaltı gibi görünen bir ürün, besin değeri açısından sıradan tahıllardan çok bir tatlıya yakın olabiliyor.
Sorun, bir kez tatlı gevrek kâsesi yemeniz değil. Asıl önemli olan günlük beslenme düzeninizin nasıl olduğu.
Berg özellikle çok şekerli ve ultra işlenmiş ürünlerin düzenli tüketilmesine karşı uyarıyor ve böyle bir beslenmenin metabolik sağlığı olumsuz etkileyebileceğini savunuyor. Uyarı, karaciğer sağlığıyla da ilişkilendiriliyor.
Bu nedenle kahvaltılık gevreklerin kendi başına "dünyanın en tehlikeli öğünü" olduğu yönündeki abartılı iddiaları ihtiyatla karşılamak gerekiyor. Pek çok şey somut ürüne, miktara, içeriğe ve genel beslenme biçimine bağlı.
Belki de akılda tutulması gereken en önemli nokta bu. Çok şekerli gevrekler ile az ya da hiç ilave şeker içermeyen sade yulaf veya tam tahıllar arasında büyük bir fark var.
Bu tür bir kahvaltıyı seviyorsanız onu hemen bırakmanız gerekmiyor. Bunun yerine kutuyu çevirip içeriğine bakın. Lif oranı yüksek, ilave şekeri az ürünleri tercih edin; çok uzun bir içerik listesi ve yüksek şeker miktarı ise daha iyi bir alternatif aramanız gerektiğinin işareti olabilir.