Kan şekeri dalgalanmaya başladığında çoğu insan suçu hemen tabakta arar. Tatlılar, hamur işleri ve makarna ilk şüpheliler arasında yer alır; ancak glikoz düzeyini etkileyen tek etken besinler değil. Her gün tekrarlanan bazı alışkanlıklar, organizmanın kan şekerini nasıl düzenlediğinde rol oynayabiliyor. Bunlar arasında yetersiz uyku, uzun süre oturmak ve kahvenin nasıl içildiği yer alıyor.

Özellikle akşam saatlerinde yaşananlar dikkat çekiyor. Düzenli olarak geç saatte yatıp yeterince uyuyamıyorsanız, bunun sonuçları ertesi sabahki yorgunlukla sınırlı kalmıyor. Geç saate kadar uyanık kalıp bir bölüm daha izlemek ya da telefonda yarım saat daha fazla zaman geçirmek, ertesi gün telafi edilir diye düşünülebilir. Ancak bu düzen her akşam tekrarlanırsa, uyku eksikliği vücudun insüline duyarlılığını ve glikoz kontrolünü etkileyebiliyor.

Sorun, kötü uyku alışkanlık haline geldiğinde büyüyor. Ertesi gün hissedilen yorgunluk çoğu zaman daha az fiziksel aktivite, bazı kişilerde ise yüksek kalorili yiyeceklere daha fazla istek anlamına geliyor. Bu nedenle kaliteli uyku yalnızca sabah dinlenmiş hissetmek için önemli değil. Düzenli bir uyku ritmi, daha iyi metabolik kontrol sağlanmasına katkıda bulunabilecek sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir parçası.

Günün büyük bölümü oturarak geçebiliyor: bilgisayar başında çalışmak, araba kullanmak ve ardından televizyon karşısında geçirilen saatler. Kaslar hareket sırasında enerji için glikoz kullanıyor; bu nedenle düzenli hareket, sağlıklı kan şekeri düzeyinin korunmasında önemli bir yer tutuyor.

Bu, her yemekten sonra ağır bir antrenman yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Yemekten sonra 10-15 dakikalık kısa bir yürüyüş bile günlük hareketi artırmanın basit bir yolu olabilir. Uzun süre oturuluyorsa ara sıra ayağa kalkıp dolaşmak da faydalı.

Kahvenin kendisi otomatik olarak ani bir şeker yükselmesi anlamına gelmeyebilir; ancak ona eklenenler büyük fark yaratıyor. Şeker, tatlandırılmış şuruplar ve diğer tatlı katkılar, alınan şeker miktarını önemli ölçüde artırabiliyor.

Bazı kişilerde kafein de insülin duyarlılığını ve vücudun glikoza verdiği yanıtı geçici olarak etkileyebiliyor. Tepki herkeste aynı olmadığından diyabet veya prediyabet hastalarının vücutlarının nasıl tepki verdiğini izlemesi ve doktor önerilerine uyması gerekiyor.