Avustralya'daki Sydney Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, depresyon hastalarının yaklaşık dörtte birinin iç biyolojik saatteki bozulmayla ilişkili ayrı bir alt tip olan "sirkadiyen depresyon" tanımına uyduğunu ortaya koydu.
Psikiyatri araştırmacıları Jacob Crouse ve Ian Hickie'nin öncülüğündeki ekibin bulguları, 20 Ekim 2026'da British Journal of Psychiatry dergisinde yayımlandı. Çalışma, Avustralya depresyon genetiği araştırmasına katılan 11.380 kişinin verilerine dayanıyor.
Araştırmacılar, vücudun 24 saatlik gün-gece döngüsüne göre düzenlenen ve ışığın temel uyarıcı olduğu sirkadiyen sistemin, ruh hali, metabolizma, konsantrasyon ve uyku-uyanıklık döngüsünün temelini oluşturduğunu belirtiyor. Hickie'ye göre bu saatlerin koordinasyonu bozulduğunda kişi sürekli bir jet lag hali yaşıyor; yorgunluk, bitkinlik, kilo alımı, konsantrasyon güçlüğü ve uyku sorunları ortaya çıkıyor.
Çalışmada sirkadiyen alt tip altı ölçütle tanımlandı: belirtilerin gün uzunluğuna bağlı olarak mevsimlere göre değişmesi, uyku ortasının genel nüfusa göre gecikmesi, hafta içi ile hafta sonu uyku ortası arasında birkaç saatlik fark bulunması (sosyal jet lag), akşam tipi kronotip, fırsat verildiğinde normalden uzun uyuma ve sabahları yoğun yorgunluk bildirimi.
Katılımcıların yaklaşık dörtte biri bu alt tipe uyuyor. Araştırmacılar, en fazla örtüşmenin atipik depresyonla görüldüğünü, ancak yaklaşık 1.400 kişinin atipik depresyon ölçütlerini karşılarken sirkadiyen alt tip ölçütlerini karşılamadığını, bunun da iki durumun farklı bozukluklar olabileceğine işaret ettiğini aktarıyor.
Sirkadiyen alt tipteki katılımcılarda depresyon daha erken yaşta başlıyor ve daha ağır klinik özellikler görülüyor. Bu kişilerde depresif dönemlerde kilo alma olasılığı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) dahil büyük nörogelişimsel bozukluklar ile inflamatuvar ve kardiyovasküler sağlık sorunlarına yönelik genetik risk daha yüksek. Ayrıca yaygın antidepresan ilaçların etkili olduğunu düşünme olasılıkları daha düşük ve ilaçlardan daha fazla yan etki bildirme eğilimindeler.
Araştırmanın ilk yazarı Emiliana Tonini, depresyonun tek tip bir hastalık olmadığını, farklı alt tiplerin özelliklerinin anlaşılmasının hastalara en etkili tedavilere daha erken erişim sağlayabileceğini ifade etti.
Crouse ise sirkadiyen depresyonun kişinin iç biyolojik saatiyle bağlantılı olduğunu, ışık terapisi ve melatonin gibi sirkadiyen ritme yönelik tedavilerin bu hastalarda çok daha erken düşünülmesi gerektiğini söyledi. Antidepresanların işe yaramadığını düşünen kişilerin ise kendi durumlarına ilişkin tavsiye için doktorlarına danışmasının önemli olduğunu ekledi.