Amerikan Kadın Doğum ve Jinekoloji Koleji (ACOG), menopozun yaygın belirtilerine ilişkin genişletilmiş klinik kılavuzunu yayımladı. Kılavuz; uyku bozuklukları, sıcak basmaları ve ruh hali değişimlerinin yönetimini kapsıyor.

2026 yılına ait kılavuz, 2014'te yayımlanan önceki önerilerin yerini alıyor. Yeni metin özellikle uyku sorunları, ruh hali değişimleri ve sıcak basmaları da içeren vazomotor belirtilerin yönetimine odaklanıyor; hem hormon tedavisi gibi farmakolojik hem de farmakolojik olmayan müdahaleler için güncellenmiş öneriler sunuyor.

Önceki önerilerle karşılaştırıldığında yeni kılavuz, menopozal hormon tedavisine (MHT) ne zaman başlanması gerektiğine dair daha fazla bilgi içeriyor. Amaç, tedavinin en yüksek faydayı sağlaması ve olası yan etkilerin en aza indirilmesi.

Santa Monica'daki Providence Saint John Sağlık Merkezi'nde kadın sağlığı uzmanı olarak görev yapan ve kadın doğum alanında board sertifikasına sahip Şeril Ros, Medical News Today'e yaptığı açıklamada yeni ACOG kılavuzunun, menopozdaki vazomotor belirtiler, uyku ve ruh hali değişimleri yaşayan kadınlara yardım ve tedavi konusunda geçmişe kıyasla çok daha geniş öneriler sunduğunu ve bunun yaşam kalitesini artırmayı amaçladığını belirtti. Ros'a göre önceki kılavuzlar sınırlıydı; tedavi seçeneklerine dair daha az yön ve ayrıntı içeriyor, hasta ile işbirliğini öne çıkarmıyordu.

ACOG, vazomotor belirtiler ve uyku bozukluklarının yönetiminde hormon tedavisine, hormon kullanımına kontrendikasyonu olmayan kişilerde 60 yaşından önce ya da doğal menopozun başlangıcından itibaren 10 yıl içinde başlanmasını öneriyor.

Beverly Hills'teki Williams Kanser Enstitüsü'nde kadın doğum alanında board sertifikasına sahip ve integratif tıp uzmanı olan Dr. Nejtan Gudjir, ACOG'un önceki ve güncel önerileri arasındaki beş temel farkı sıraladı.

Gudjir'e göre ilk fark, yeni kılavuzun hormon tedavisi için daha bireyselleştirilmiş bir risk değerlendirmesi öngörmesi. Gudjir, bunun kişiselleştirilmiş tıp gerektirdiğini belirterek şunları söyledi: "Kişiselleştirilmiş risk değerlendirmesi kesin tıp gerektirir. Kesin tıp, doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ortamda ve doğru bağlamda uygulanan doğru tedavidir. Genel bir protokol yerine kesin tıp, bireyselleştirilmiş risk değerlendirmesi yoluyla önümüzdeki hastanın gerçekte ne aradığını ve neye ihtiyaç duyduğunu sorar."

İkinci fark, hormon tedavisine başlangıç zamanlamasına ilişkin daha belirgin öneri: 60 yaşından önce ya da doğal menopozun başlangıcından itibaren 10 yıl içinde.

Üçüncü olarak yeni kılavuz, vazomotor belirtilerin tedavisinde hormon dışı ilaçların farklı amaçlarla kullanımına daha fazla yer veriyor. Gudjir, en dikkat çekici yeniliğin vazomotor belirtiler için hormon dışı tedavilerin kılavuza girmesi olduğunu belirtti. Ona göre fezolinetant ve elinzanetant, hormon kaynaklı vazomotor belirtileri hormon tedavisiyle hedeflemek yerine hormon reseptörleri yerine nörokinin-3 ve nörokinin-1'i hedef alıyor; böylece aynı belirtilerin tedavisi yalnızca hormon ve hormon reseptörlerine dayanan yaklaşımdan, alt nörobiyolojik yollara yönlendiriliyor.

Dördüncü fark, uyku ve sirkadiyen ritim bozuklukları ile ruh hali bozukluklarının, perimenopoz ve menopoz belirtilerinin değerlendirilmesi ve tedavisinde hekimlerin gündemine daha güçlü biçimde taşınması. Gudjir, 2026 önerisinde ruh hali ile sirkadiyen ve uyku bozukluklarının perimenopoz/menopoz dönemindeki yaşam kalitesiyle ilişkilendirildiğini belirterek, bu işaretlerin yalnızca belirti yönetimiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu. Gudjir'e göre bu işaretler aynı zamanda dayanıklılık kaybına ve biyolojik ekosistemde daha geniş bir işlev bozukluğuna dair olası uyarı sinyalleri olarak da değerlendirilmeli.

Beşinci fark ise integratif müdahalelerin daha fazla ilgi görmesi ve kabul edilmesi. Gudjir, "2026 önerisinde ACOG, perimenopoz/menopoz belirtileri, özellikle vazomotor belirtiler için integratif tedavileri konvansiyonel önerilerin yanına yerleştiriyor. ACOG'un kanıta dayalı integratif tedavilerle hastaları yeniden sürece dahil etme çabasını takdir ediyorum" dedi.

Ros, örneğin inme geçiren ya da bazı meme kanseri türlerine sahip kişiler için hormon tedavisinin uygun olmayabileceğini, bu nedenle hormon dışı seçeneklerin bu kişiler için doğru tercih olabileceğini açıkladı. Ros, farmakolojik olmayan yöntemlerin artık hormon tedavisi alamayan, almak istemeyen ya da hormon tedavisinde olumsuz yan etkiler yaşayan kişiler için önerildiğini söyledi.

Kılavuz, yeterli kanıtla desteklenen ve gerektiğinde MHT ya da hormon dışı ilaçlarla birlikte kullanılabilecek farmakolojik olmayan müdahalelere ilişkin yeni öneriler de içeriyor. Bunlar arasında bilişsel davranışçı terapi (BDT), bilinçli farkındalık (mindfulness), düzenli egzersiz, klinik hipnoz ve akupunktur yer alıyor.

Yeni ACOG değerlendirmesi, etkinliği veya güvenliği konusunda yeterli kanıt bulunmadığı için kaçınılması muhtemelen en iyi olan müdahalelere de dikkat çekiyor. Kılavuz özellikle menopoz belirtilerinin tedavisinde fitoöstrojenlerin veya bitkisel takviyelerin kullanımına karşı uyarıyor.